SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM FİLMİ ÜZERİNE ATIF YILMAZ İLE KONUŞMA-1990

 

                                                                                                                                             86
 
SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM’IN YÖNETMENİ ATIF YILMAZ’LA KONUŞMA
 
 
 
M.Ç. :Aytmatov ve konumuz olan eseri hakkında neler düşünüyorsunuz?
 
A.Y.: Selvi Boylum Al Yazmalım adlı eser Aytmatov’un bana söylediğine göre, Ruslar tarafından beş defa çekilmiş. Aytmatov içlerinde en çok bizim yaptığımızı beğendiğini söyledi.
            Taşkent Film Festivali için gittiğimizde bizi Frunze’ye davet etti. Bir uçak tahsis edip üç bakan gönderdi. Aynı günlerde Aytmatov’un doğum günü kutlanıyor, basın ve TV’de onunla ilgili yayınlar yapılıyordu(1).
                                                                                                                                              
M.Ç.: Filmde neleri eleştirdi?
 
A.Y.: Eserin orjinalinde İlyas, devletin arabasıyla Tien-Shan’ı tırmandığı, izinsiz köye gittiği için zor durumda kalıyor. Bizim filmde ise kamyon özel sektöre ait. Kamyon bir barajda çalışıyor. Aytmatov, bana, neden bu bölümü kitaptaki gibi olmadığını sordu. Ben de Türkiye’de böyle bir düzenlemenin olmadığını, bu sebeple değiştirildiğini söyledim. İkna oldu(2).
            Aytmatov’un eserlerinde tartışılmayacak bir sinemacı duyuşu var. Görüntüye, imaja çok önem veriyor. Öykü anlatırken şiirli, akıcı bir dil kullanıyor. Eserlerine hazır birer senaryo malzemesi olarak bakılabilir.
 
M.Ç.: Filmin Türk Sinemasındaki yeri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
 
A.Y.: Selvi Boylum Al Yazmalım, çekildiği dönem düşünüldüğünde çok başarılı. Bizim filmde ise kadın oyuncu, jönü değil başkasını seçiyor.
 
                                                                                                                                              87
 
            Üstelik kimse de ölmüyor. Emek aşka üstün geliyor. Güven duygusu aşkın önüne geçiyor. Çocuk gerçek babasını değil, kendisini, seven, okşayan, büyüten, baba bildiği adamı seçiyor.
 
Filmin finalinin bu şekilde olması ticari başarısızlığa sebep olur gibi bir endişe doğmuştu. Hiç de öyle olmadı. Hem ticari hem de sinema sanatı açısından başarılı bir film oldu(3). Bakış açısındaki bu değişme, belki de bir dönüm noktasıydı.
 
M.Ç.: Filmdeki monologların fazlalığına nasıl bir açıklama getirebiliriz?
 
a.Y.: Filmin ikinci bölümündeki monologlar hayli fazla. Müzik de lüzumundan fazla. Eğer mümkün olsaydı, filmi yeniden seslendirmek daha az müzik ve monolog kullanmak isterdim.
 
            Film çekilirken senaryo henüz bitmemişti. Film çekilirken, ben, Ali Özgentürk ve İhsan Yüce senaryoyu hazırladık. Bazı kısımlar eklendi, çıkarıldı veya değiştirildi(4).
 
M.Ç.: Kamyon motif mi, kahraman mı?
 
A.Y.: Filmde kullanılan kamyonun üzerinde “Aldırma gönül” şeklinde bir yazı vardı. Bu aynı adlı şarkının o yıllarda popüler olmasından kaynaklanıyor. Aynı zamanda bu söz kahramanımız İlyas’ın karakterine de uygundu. Bizim insanımızın makinayla ilişkisi, batılılarınki gibi değildir. Batılı kendi icadı olan bir makinanın bir süre sonra bir parçası gibi oluyor. Onun esiri oluyor. Bizim insanımızda ise durum tamamen farklı. Biz o alete hükmetmeye çalışıyoruz. Arabalarımıza, dolmuş ve taksilerimize yazdığımız yazılar bunun en büyük delilidir. İnsanımız makinayla organik bir bağ kurmaya çalışıyor. Onu yönetmenin, kontrol etmenin zevkini yaşıyor.
 
 
 
 
3-) Arif Keskiner ile yapılan konuşma.
4-) Özgentürk ile yapılan konuşma.
 
                                                                                                                                              88
 
 
M.Ç.: Mekandan da bahsedebilir miyiz?
 
A.Y.: Film çekimi Osmaniye’de yapıldı. Aslantaş Barajı’nın inşaatı ve çevresi mekan olarak kullanıldı. Çevre romandaki atmosfere oldukça uyuyordu. Filmdeki, kırlarda, İlyas’ın kamyon ile Asya’yı kovalaması sahnesi benim fikrim değil. Zeki Ökten’in fikridir. Zeki eseri daha önce film yapmak istemiş, bunu o zaman düşünmüş.
 
M.Ç.: Oyuncular?
 
A.Y.: Başoyuncu Kadir İnanır’ın en başarılı filmlerinden biridir. Çünkü, Kadir o günlerde oyunculuğunun doruğunda değildi. Şartlanmamıştı. Bu oyunuyla sanıyorum, en başarılı filmlerinden birini çevirdi. Filmin kahramanını canlandırabilmek için çok şey öğrendi. Çok çalıştı. Buna kamyon şoförlüğü dahil(5).
 
M.Ç.: Eserdeki anlatıcıları da kaldırmışsınız.
 
A.Y.: Eserde anlatıcı olarak karşımıza çıkan bir gazeteci vardı. İlyas, gazeteci ve Baytemir konuşan kişilerdi. Biz ise filmdeki anlatıcıları kaldırıp, kişileri konuşturduk. Fakat bu yüzden monologların sayısı fazla oldu sanıyorum(6).
 
M.Ç.: Son olarak filmin ticari yönünden ve Aytmatov’un Kırgız Sineması üzerindeki etkisinden de söz edebilir misiniz?
 
A.Y.: Filmin ticari başarısı daha önce de söylediğim gibi yüksek oldu. Antalya Film Festivali’nde İkincilik ödülü aldı(7). Taşkent Film Festivali’nde de bir ödülü var(8). Film Sovyetler Birliği’nde 150-200 nüsha çoğaltılarak sinemalarda gösterilmiş. Ben sanıyorum bu sayede Sovyetler Birliği genelinde çok iyi tanınan bir yönetmenim.
 
 
 
 
 
 
 
5-) Tele Magazin Dergisi, Selvi Boylum Al Yazmalım, sayı: 28, s.1-15.
6-) Kutlar ile yapılan konuşma.
7-) Onat Kutlar, SBAY, Milliyet Sanat, sayı: 286, s.4.
8-) Film, Moskova Film Festivali’ne de katıldı.
 
 
                                                                                                                                               89
 
 
            Cengiz Aytmatov, eserleri ve fikirleriyle, hem Kırgız Sineması hem de Kırgız Sinemacıları üzerinde çok etkili(9). Kırgız Sinemasına çok büyük destek sağlıyor. Yazar duyguya hitap ediyor. Sanıyorum, bu yüzden eserleri kalıcı olacaktır.
 
 
 
 
9-) Yazarın hemen bütün eserleri film olarak da çekilmiştir.
 
 
 
 
 
 
1-) Aytmatov’un ellinci ve altmışıncı doğum günleri için törenler, toplantılar, seminerler yapıldı. Bu konuda yayınlar da var.
 
2-) Özgentürk ile yapılan konuşma.
 
  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    980698 Ziyaretçi