MANASÇILIK MEKTEPLERİ-METİN ORGUR-webturkiyeportal.com-02.06.2007

 

Türk dünyasında destan anlatanlara değişik adlar verilmektedir. Sahalarda destancıya "olonghosut"1, Hakaslarda "haycı"2, Altay ve Şorlarda "Kayçı"3, Tuvalarda "Toolçu"4, Kazak ve Karakalpaklarda "Cırav"5, Özbek ve Türkmenlerde "Bagşı, bahşı"6, Başkurtlarda "Sesen"7, Tatarlarda "Çiçen"8, Tofalarda "Ülegerşi"9, Azerbaycan Türklerinde "Aşıg" gibi adlar verilmektedir. Bunlar genel adlardır.


MANASÇILIK MEKTEPLERİ



METİN ERGUN*



Türk dünyasında destan anlatanlara değişik adlar verilmektedir. Sahalarda destancıya "olonghosut"1, Hakaslarda "haycı"2, Altay ve Şorlarda "Kayçı"3, Tuvalarda "Toolçu"4, Kazak ve Karakalpaklarda "Cırav"5, Özbek ve Türkmenlerde "Bagşı, bahşı"6, Başkurtlarda "Sesen"7, Tatarlarda "Çiçen"8, Tofalarda "Ülegerşi"9, Azerbaycan Türklerinde "Aşıg" gibi adlar verilmektedir. Bunlar genel adlardır. Bu adların yanında birçok terimin daha destancılara ad olarak kullanıldığını biliyoruz. Bunlardan birkaç örnek verecek olursak, meselâ, Başkurtlar sesen teriminin yanında "kurayşı"10, terimini, keza Karakalpaklar Cıravla birlikte "cırşı", "kıssahan" gibi terimleri11, Kazaklar, "cırşı" ve "akın"12 terimlerini de destancılar için kullanmaktadırlar.



Kırgız Türkleri ise destancılar için "Manasçı", "Ircı", "Comokçu" ve "akın" terimlerini kullanmaktadırlar13. Buradaki "Manasçı" terimi oldukça enteresandır. Manasçı teriminin dışında Türk dünyasının hiçbir yerinde destancı, anlattığı destanın adıyla nitelendirilmez. Bu özellik sadece Manas'a ve Manasçılara aittir.



Türk dünyasının hemen her bölgesinde destancılık geleneği belli mekteplere ayrılmaktadır. Destancılar üsluplarına, stillerine göre birbirlerinden ayrılırlar. Bu mektep farkları, bazı bölgelerde oldukça belirgindir. Üslup farklılığının yanında motif farklılığı da oluşmuştur.



Türk dünyası destancılık geleneğinde görülen bu mekteplerden birkaç örnek vermek istiyoruz: Özbek Türkleri'nin bahşılık geleneği şu mekteplere ayrılır:



a) Kurgan Mektebi

b) Nurata Mektebi

c) Şehrisebz Mektebi

ç) Narpay Mektebi

d) Bulungur Mektebi

a) Kamay Mektebi

f) Piskent Mektebi14



Özbek destancılık mektepleri esas olarak üslup farklılığı üzerine kurulurlar. Bununla beraber "kitabî malzeme" farklılıkları da bu mekteplerin oluşmasında önemli rol oynamıştır.



Karakalpak cıravlık geleneğinde şu mektepler vardır:



a) Ciyen Tağayulı mektebi

b) Soppaslı Sıpıra Cırav Mektebi

c) Nurabılla Cırav Mektebi

ç) Ögiz Cırav Mektebi

d) Cannazar Cırav Mektebi

e) Esemurat Cırav Mektebi

f) Nağım Cırav Mektebi15



Karakalpak cıravlık mektepleri üslup, name farklılıklarının yanında repertuar farklılığıyla da birbirlerinden ayrılırlar.



Altay kayçılık geleneğinde mektepler, aşiret, boy adına bağlıdır. Altay Kayçılık geleneği esas olarak iki ana mektebe ayrılır:



1) Kayı damaktan çıkaranlar



a) Kumandı Mektebi

b) Çalgandu Mektebi

c) Bayat Mektebi



2) Kayı göğsünden çıkaranlar



a) Altay-Kiji Mektebi

b) Tuba Mektebi

c) Telenget (Tölös) Mektebi16



Görüldüğü üzere Altay kayçılık mekteplerinin farkı daha ziyade "kay"ın çıkış yeriyle ilgilidir, ikinci grupta yer alan Altay, Tuba ve Telenget mektepleri Tıva kayçılık geleneğiyle uygunluk arzeder.



Türkmen bagşılık geleneğinde şu mektepler vardır:



1) Sarig Yolu : İki dutarda çalıp söylerler. Gıcag yoktur. Gurt Yakup, Ödeniyaz Nobat, Dövletgeldi Ötgirev.



2) Marı Yolu : Gaygısız Carı, Hangeldi Annamıradov, Şükür Dagşı.



3) Ahal Yolu : Sahı Cabbar, Milli Tacmuradov.



4) Yomut Yolu:



a) Daşauz yolu : Dostancılık bu yolun en önemli özelliğidir. Gıcagla çalarlar. Çuval Bagşı, Magtımgulı Garlıyev.

b) Balkan yolu : Boğazdan söylerler. Gurbanniyazov.



5) Ersarı Yolu : Gıcag ile çalarlar. Övliyagalı Bagşı, Mustag Aymetov Bagşı, Ahmet Bagşı, Amangarcık.17



Türkmen bagşı mektepleri birbirlerinden stilleriyle, nameleriyle ayrılırlar.



Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Diğer Türk boylarının destancılık geleneklerinde görülen bu mektep oluşumu, Manasçılık geleneğinde de vardır. Manasçılar, stil ve üslup bakımından birbirlerinden ayrılırlar. Manasçılık mekteplerinin oluşumunda çıraklık müessesesi önemli rol oynamıştır.



Araştırabildiğimiz kadarıyla Manasçılık mekteplerinden ilk bahseden Muhtar Avezov'dur18. Avezov, manasçıları iki mektebe ayırmıştır. Bunlar :



a) Narın Mektebi

b) Karakol mektebi



şeklindedir.



Araştırmacı bu mektepler hakkında çok fazla bilgi vermemiştir. Sadece temsilcilerinden bazılarının isimlerini belirtmiştir.



Manasçılık mektepleri üzerinde Avezov'dan sonra Kalim Rahmatullin durmuştur. Rahmatullin, "Manasçılar" adlı eserinde manasçıları üç mektebe ayırmıştır19. Bu mektepler şunlardır:



a) Isık-Köl Mektebi

b) Tiyan Şan (Tanrı Dağı) Mektebi

c) Tüştük Mektebi



Rahmatullin de Avezov gibi, mekteplerin özelliklerini çok fazla belirtmemiştir. Hattâ, bu şekilde sınıflandırmasına rağmen, bunların tam bir mektep olarak kabul edilmeyeceğini söylemiştir.



Manasçılık mektepleri hakkında çalışan son araştırmacı Prof. Dr. Raisa Kıdırbayeva'dır. Kıdırbayeva, manasçıları dört mektebe ayırmıştır20. Bu mektepler şunlardır:



a) Çuy Mektebi

b) Isık-Köl Mektebi

c) Tiyanşan (Tanrı Dağı) Mektebi

d) Tüştük Mektebi



Manasçıları, "Tündük" ve "Tüştük" şeklinde mekteplere ayıranlar, tasnif edenlerde vardır21.



Şimdi, dört başlık altında toplanan bu mektepleri ve temsilcilerini kısaca tanıyalım :



1. Çuy Mektebi : Bu mektebin temsilcileri : Keldibek, Balık, Naymanbay ve Akmat'tır.



2. Isık-Köl mektebinin temsilcileri: Nazar, Çoyuke, Sayakbay, Şabay Acizov, Mambet Cokmorov'dur.



3. Tiyan-Şan mektebi, Sagımbay, Şapak, Insmendiyev, Bayımbet, Abdırahmanov, Togolok Moldo, Bagış, Tınıbek, Aktan Tınıbekov gibi temsilcilerden oluşur.



4. Tüştük mektebinin temsilcileri ise Canıbay Kocoke, Dosu Taşmetov, Kalbek Cumagulov, Tagaybek Muralov ve Çal Kadıkov'dur22.



Görüldüğü üzere, manasçılık mektepleri, manasçıların yetiştiği bölgeleri esas alarak gruplandırılmaktadır. Bölge esaslı bu gruplandırmalar, büyük oranda doğru olmakla birlikte çıraklık sistemi düşünülmeden yapıldığı için karışıklığa da sebep olmaktadır. Çünkü araştırmacıların farklı mekteplerde gösterdikleri bazı manasçılar birbirlerinin çırağıdırlar. Meselâ, Çuy mektebinin temsilcisi Akmat, Isık-Köl mektebinin büyük manasçısı Sagımbay'a on yıl çıraklık yapmıştır. Yine Tiyan-şan mektebinden Sapak, Çuy mektebinin temsilcisi Balık'ın yanında üç yıl çıraklık yapmıştır. Tiyan-şan mektebinin ulu manasçısı Tınıbek, Çuy mektebinden Keldibek'in ve ayrıca Isık-Köl mektebinden Nazar'ın çırağıdır23. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Çıraklar, Manası ustalarından öğrendikleri stille ve o epizotları kullanarak, işleyerek anlatmaktadırlar. Bu yüzden mektepleri yukarıdaki gibi bölgelere göre belirlediğimiz zaman ekol karışıklığı meydana gelmektedir. Manasçılık mekteplerini çıraklık sistemine göre oluşturmak şimdilik mümkün görülmemektedir. Çünkü, Manasçılar üzerindeki araştırmalar henüz daha yeterli seviyede değildir.



Biz bu tebliğimizde Manasçılık mektepleri arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları yukarıda belirttiğimiz bölge esaslı mektepleri esas alarak incelemek istiyoruz. Manasçılık mektepleri arasındaki farkları şu şekilde gösterebiliriz:



1. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Manasçılık mektepleri arasındaki esas fark, stille, üslupla yani "ovon"la ilgilidir24. Manasçılık mektepleri arasında name farklılığı vardır. Bu farklılık, manasçılık mekteplerinin oluşumundaki en önemli faktördür.



2. Manasçılık mektepleri arasında motif farklılığı görülür. Özellikle dinî motifler bazı mekteplerde neredeyse hiç görülmez. Mesela, Semetey'in Ürgönçsuyunu geçmesiyle ilgili epizot anlatılırken Çuy mektebine bağlı manasçılar, dinî motiflerden, peygamberlerden, evliyalardan ve kutsal kişilerin yardımlarından söz ederler. Buna karşılık, aynı epizot, Isık-Köl manasçıları tarafından anlatılırken söz konusu motifler bu mektebe bağlı manasçıların çoğunda görülmez.



3. Manasçılık mektepleri arasında çok derin olmasa bile, kafiye farklılığı görülür25. Diğer mekteplerde "ovon"a, kulağa dayalı bir kafiye anlayışı varken Tiyan-şan manasçılarının bazılarında göze dayalı "kitabî" kafiye görülür.



4. Stile, üsluba dayalı bu farklılıkların dışında manasçılık mektepleri arasındaki en önemli ayrılık, epizot ayrılığıdır. Bazı mekteplerde destanın bir kısım epizotları anlatılmaz. Manas'ın doğumu, çocukluk çağı, Almambet'in müslüman olup Manas'a katılması, Kanıkey ile Manas'ın evlenişi, Çon Kazak, türbenin yapılışı, yine Çin hanı ile Alooke ile ve Afgan hanı Şooruk'la yapılan savaşlar ve Kaşgar'a yapılan sefer bütün mekteplerde ortak olarak görülen epizotlardır. Buna karşılık, Manas'ın kuzeye ve batıya yaptığı seferler, Türkistan seferi, Nüker dev ile olan savaşı, Cologdu esir etmesi, Afgan hanı Tülkü ile ve Neskara han ile yapılan savaşlar, Kökötöy'ün aşı, Bay'ın gelişi, Acıbay'ın Mekke'ye gidişi, Baycigit'in düğünü, Semetey'in doğuşu, Manas'ın Mekke'ye gidişi, vb. motifler, mekteplerin bazılarında görülürken bazılarında görülmez.26 Gerçi bunun tam bir tasnifini vermek pek mümkün değildir. Çünkü bir mektebin bütün manasçılarında görülen bir epizot veya bir motif o mektebe bağlı bir manasçıda görülmeyebilir. Veya tam tersi, bir mektebe bağlı hiçbir manasçıda olmayan bir epizot, aynı mektebe bağlı bir manasçıda olabilir. Bu karışıklığın sebebi, yukarıda da belirttiğimiz gibi, çıraklık sistemiyle alakalıdır. Çünkü, bazen bir manasçı bağlı bulunduğu mektebin dışında başka bir mektebin temsilcisi olan bir manasçıya çıraklık yapabilmektedir. Bundan dolayı, motif ve epizot bakımından mektepte tam bir uyuşmanın olduğunu söyleyemeyiz. Fakat, yine de motif ve epizot bakımından mektepler arasında genel bir farklılığın olduğunu söyleyebiliriz.



5. Çok derin olmasa bile mektepler arasındaki farklardan biri, ifadeyle, yani olayların anlatıldığı şahısla ilgilidir.. Bazı manasçlar destandaki olayları kendi ağızlarından, bazıları ise destan kahramanlarının ağızlarından aktarırlar. Yalnız,
belirttiğimiz gibi, bu hususta mektepler arasında tam bir farklılık söz konusu değildir.



6. Epizotlar verilirken içlerindeki olayların sırasında farklılık görülür. Mesela, Isık-Köl mektebinin manasçısı Sayakbay, Manas'ın çocukluk çağındaki olayları şu şekilde verir. Manas; babasına küsüp obadan çıkıp gider. Yolda Hızır'la
karşılaşır, onun yardımıyla buğday eker ve Akkulan'ı buğday satarak alır. Buna karşılık Tiyan-şan mektebinin temsilcisi Sagımbay'da Manas hiçbir zaman babasına darılmaz. Buğday da ekmez. Akkulan ise Manas dünyaya geldiği zaman doğmuş olarak gösterilir.



7. Manasçılık mektepleri arasındaki farklardan biri, savaşların anlatılmasıyla ilgilidir. Bazı mekteplerde küçük savaşlar bile bütün ayrıntılarıyla anlatılırken bazılarında bu tip savaşlar özetlenerek verilir.



8. Tüştük mektebi diğer mekteplerden oldukça farklıdır. Tüştük'te esas olarak destanın Semetay ve Seytek bölümleri anlatılır. Tüştük'te anlatılan Semetey ve Şeytek destanları, diğer mekteplerde anlatılanlardan oldukça farklıdır. Mesela, bu mektepin en büyük temsilcisi olarak kabul edilen Canıbay'ın Semetey'i ile Tiyanşan ve Isık-Köl mekteplerinin temsilcileri olan Sayakbay ve Sagınbay manasçıların anlattıkları Semetey destanını karşılaştıralım. Canıbay, Semetey'in oğlunun adını Ümütöy diye vermektedir. Diğer mekteplerde Semetey'in oğlu Seytek olarak verilmektedir. Canıbay'da Seytek, Kökçö'nün oğludur. Diğer mekteplerin temsilcileri Seytek diye ırlarken Canıbay, Ümütöy diye ırlamaktadır. Bu destancının metnine göre, Kökötöy, Kazan'ın ve Orenburg'un beyi olan "Sarı Nogay"dır. Diğer mekteplerin manasçıları Semetey'i bir kel ile karşılaştırırken Canıbay, "Kara taz" - "Sarı-taz" diye iki kelle karşılaştırmaktadır. Yine bu destanın metninde diğerlerinden farklı olarak Kıyas'ı Ümütöy Öldürmektedir; Semetey'i Kançoro öldürmektedir.



Sonuç olarak şunu diyebiliriz: Kırgız Türklerinin destancılık geleneğinde Türk dünyası destancılık geleneğine uygun olarak manasçılık mektepleri vardır. Manasçılık mektepleri arasında belli epizotların, sujelerin anlatılmasında benzerlikler olsa bile, özellikle üslupla ve epizotla ilgili ayrılıklar da vardır. Çıraklık sistemi göz önünde bulundurularak yapılacak yeni sınıflandırmalar, Manasçılık mektepleri arasındaki ilişkiyi belirlemede faydalı olacaktır.













DİPNOTLAR
* Yard. Doç. Dr., Selçuk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Konya, TÜRKİYE.
1. Bkz. G.U. Ergis, Oçerkl Po Yakutskomu Folkloru, Moskva 1974,181-185.
2. Bkz. M.A. Ungvitskaya, V.E. Maynogaşeva, Hakasskoe Narodnoe Poetlçeskoe Tvorçestvo, Abakan 1972,49-68.
3. Bkz. S. S. Surazakov, Altay Folklor, Gorno-Altaysk 1975,137-140; N.l. Dırenkova, Şorskiy Folklor, Moskva-Leningrad 1940, XV.
4. Bkz. Tıva Ulustun Aas Çoğaalı, Kızü 1976,19-43.
5. Bkz. Esmağambat Ismaılov, Akındar, Almatı 1956. 3-4; Kabü Makselov, Karakalpak Cırav Baksıları, Nökis 1983, 3-7.
6. Bkz. V. M. Jirmunskiy, H.T. Zarifov, Uzbekskly Narodnıy Gerolçeskly Epos, Moskova 1947; H. Mirzayev, Halk Bahşılarının Epik Karakteri, Taşkent 1979.
7. Bkz. Başkort Halik icadı, -Epos, Birinci kitap, Öfö 1972.13.
8. Bkz. Tatar Halik katı, Destannar, Kazan 1984,10.
9. Bkz. R.A. Şerhunayev, Skazkl i Skazoçnikl Tofalarii, Kızıl 1977.
10. Bkz. 7 nolu dipnot.
11. Bkz. 5 nolu dipnot.
12. Bkz. 5 nolu dipnot.
13. Bu konuda Kırgız Sovet Ensiklopediyası'nın ilgili bölümlerine bakılabilir.
14. Bkz. 6 nolu dipnot. Ayrıca Tura Mirzayev, "Özbek Halk Destancılığı ve İslam Şair", II. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, II. Cilt - Halk Edebiyatı, Ankara 1982, 307-311.
15. Bkz. 5 nolu dipnot.
16. Bkz. 3 nolu dipnot.
17. Abdırreşşit Taşov'dan alınan bilgi.
18. Muhtar Avezov, Misil Raznıh Let Alma Ata 1959, 484.
19. Kalim Rahmatullin, Manasçılar, Frunze 1942, 33.
20. Raisa Kıdırbayeva, Skazltelnoe Masterstvo Manasçı, Frunze 1984,
21.Bkz. 19. nolu dipnot
22. A.ge.
23. Çıraklık geleneği hakkında Kalim Rahmatullin'in yukarıda adı geçen eserine bakılabilir.
24. Rahmetullin, a.g.e, 21-23.
25. A.g.e.
26. M. Mamırov, Sayakbay Karalayevdln "Manas" Eposunun Ideyalık Körkömdük Özgöçölüğü, Frunze 1962; Mirzaya Tölömüşev-Şayloobck Düyşcyev, Uluu Manasçı Sagınbay, Birkek 1992.

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    980484 Ziyaretçi