KAZAKLARIN BÜYÜK DAHİSİ ABAY

 

KAZAKLARIM BÜYÜK DÂHİSİ ABAY*

 

ABAY THE GREAT GENIUS OF COSSACKS

 

Ceyhun Vedat UYGUR*

 

ÖZET

 

Bu yazıda 19. yy, Kazak şairi ve mütefekkiri

 

Abay'ın hayatı, fikirleri ve sanatı üzerinde

 

durulmaktadır. Abay'm, halkı için yaptığı

 

fedakârlıklar, halkının bilgi, medeniyet ve

 

kültür seviyesini daha da ilerletmek için

 

gösterdiği gayretler, şiirinin şekil ve muhteva

 

bakımından geçirdiği saqfhalar, geleneksel

 

Kazak şiiri ile mukayese edilerek dile

 

grtiri im ektedir.

 

Kelimeelr: Ab ay Kıınanhaev, Kazak

 

ABSTRACT

 

The article talks aboui the life, thoughts and the

 

art of Ab ay who is a Cossack poet and

 

philosopher of 19 ih. centııry. The article also

 

mentions a collation between the poetry of

 

Cossack and the şelfsacri.fi es of Ab ay for his

 

poeple, the effort that he spent in order to

 

develop his poeple's çivilisation and culture

 

and the siages îhai run tharough his poetry in

 

meaning and atructure.

 

Key Words: Ab ay Kunanbaev, The Poetry of

 

Cassack

 

Kazak halkının büyük şairi, mütefekkiri,

 

milliyetçisi, demokratı, aydını

 

Abay

 

KunanbaeVin doğumunun 150. yılı. Kazaklar

 

tarafından büyük bir bayram sevinciyle kutlanır.

 

Süyer ulın bolsa sen süy (Sevecek oğlun varsa sen

 

sev)

 

Süysinerlik bolsa ol (Sevimli biri ise o)

 

der Abay. Bu fikrini o, nasihat veren sözlerinde

 

tekrarlayarak "balanın j aksısı kızık, j anı andı

 

küyik" (evlâdın iyisi sevinç, kötüsü dert) der. "İyi

 

evlât kini?" diye sorulduğunda Abay'ın verdiği

 

cevap, "babanın evlâdı adanı (insan) düşmanı,

 

insan evlâdı ciğerin, canın" idi.

 

Abay, Kazakların sevgili oğludur. Çünkü o,

 

Abay'ın kendi ifadesiyle, babanın evlâdı olan oğul

 

değil, halkın evlâdı olan oğuldur. Yine dar

 

manadaki halkın evlâdı olan oğul değil, kendi

 

milleti olan Kazakseven, bütün yurt çalışanlarını

 

kardeş gören hümanist bir oğuldur.

 

Abay, Kazak halkım sadece sevmekle yetinen biri

 

değildir. O, . sevdiği halkın toplumsal ilerleyişini

 

daha da ötelere ulaştırmada, fikrini ve düşünce

 

dünyasını açmada ve geliştirmede, millî düşünce ve

 

sezgisini yüceltmede, millî kültürünü, özelliklede

 

millî edebiyatı geliştirmede çok büyük emek sarfeden

 

bir gayret adamıdır.

 

Abay'ın bu gayretlerinin arkasında yatan devrinin

 

siyasî ve ekonomik hallerine durup bakmak gerekir.

 

Önceleri küçük hanlıklara bölünen Kazak boylarının

 

16. asırda tamamiyle tek bir memleket oluşu, bilinen

 

tarihî bir gerçektir. Bu memleket, 1718 yılında

 

Tâwke Han'ın

 

1

 

ölümünden sonra zayıflamış,

 

ff

 

üç cüz"

 

adıyla anılan Kazaklar, üç hanlığa bölünmüştür.

 

Kazakların bu şekilde bölünmesinden, Kazakistan

 

f

 

m

 

' Bu yazı, Abay Kunanbaev, Şığarmalarının Tolık

 

Jıynağı (Kazaktın Birikken Memleket Baspası,

 

Almalı, 1945) adlı eserin giriş kısmının Türkiye

 

Türkçesine aktarılmasından ibarettir.

 

(Yr&Doç.Dr.) Pamukkale Üniversitesi Eğitim

 

Fakültesi öğretim Üyesi

 

1

 

Tawke Han, (16804718) 17, ve 18. asırlar

 

arasında yaşamış bir Kazak hanı. Tâwke, 1681-1684

 

yıllarında Kalmakları, 1710-1713 yıllarında

 

öyratları yenip üç

 

H

 

cüz"ün birliğini sağlayan handır.

 

Kazak elini şuna buna tâbi bir memleket olmaktan

 

çıkarıp teşkilâtlandırmaya çalışmıştır. Kazak

 

tarihinde ilk kez siyasî kanunlar çıkartan insandır.

 

Anahta

 

r Şiiri

 

PAtt Eğitim Fak. Derg. 1997, Sayı:2

 

Sayfa 2

 

doğusunda birbiriyle soydaş Moğol yurtlarından

 

müteşekkil ve Kazaklara daima düşman olan

 

Coıığar hanlığı istifade etmiş ve 1723 yılında,

 

akın yapmışlardır. Bu akında Kazak yurdu

 

kırgına manız kalmış, mal mülkü talan edilmiş,

 

bu yüzden de meşhur "Aktaban^-şubmndı, alka

 

köl-sulama" kıtlığına duçar olup maldan da

 

candan da olmuşlardır.

 

Conğar'ın çapulcularından kurtulan cüz (yüz)

 

Kazakları, idil ile Yayık'ın arasına sığındı. Ö

 

zamanlar bu yerlere hakim olan Rusya, Kiçı

 

Cüzleri idaresine aldı. Âbilhayr tarafından idare

 

edilen Kiçi Cüz, 1737'de çaresiz Resey çarlığına

 

tâbi oldu.

 

Kiçi Cüz'ü kendisine tâbi kılan Rusya, 18. asrın

 

sonunda Orta Cüz

 

!

 

ü, 19. asrın ortasında Ulu

 

Cüz'ü de hakimiyeti altına alarak yüz yıllar içinde

 

Kazak ülkesini sömürme siyasetini başlattı.

 

Kazaklar, Çar hükümetinin sömürü siyasetini

 

kabul etmediler. Kendi millî bağımsızlığından

 

ayrılmak istemeyen Kazaklar, 1783 yılında. Kiçi

 

Cüz'de yiğit Sırım Datov'un liderliğinde isyan

 

başlattı. Bu isyan silah gücüyle bastırılmakla

 

beraber, 19. asrın ortalarına kadar Kazak

 

bozkırlarının her yerinde zaman zaman

 

başkaldırışlar görüldü. Bu asrın 201i 3 Olu

 

yıllarında İsatay ve Mahambet (Muhammet)'in

 

öncülüğünde batı Kazaklarında başlayan ve 30,

 

40 yıllarında Kenesarı ve Nawrızbayların

 

liderliğinde devanı eden ayaklanmalar, çapını

 

genişleterek ve bir çok yıllara uzanarak devanı

 

etmekle beraber, göçebe Kazak ülkesinin mızrağı

 

(silahı), Rus fabrikalarında yapılmış ağır toplara,

 

silâhlara dayanamayarak kırıldı. 1847

 

f

 

de

 

Kenesarı, Nawrızbay ayaklanmaları bastırıldıktan

 

sonra, Çar hükümetinin askeri, mızrak tutan

 

Kazakların elini kırdı, isyan ateşi söndü ve bu hal

 

1916 yılına kadar devam etti.

 

Hürriyet yolundaki bu silâhlı ayaklanmalar,

 

edebiyata da tesir etti. O devirde yaşayan halk

 

şairleri, hürriyet mücadelesini terennüm etmekle,

 

bu mücadelenin erlerini övmekle meşgul oldu.

 

Mahambet, Nısambay gibi şairler, hürriyet

 

mücadelesinin şiirlerini bir tuğ gibi yüceltmişler

 

ve böylece adlarını Kazak edebiyatının tarihine

 

altın yazıyla yazmışlardır.

 

Kazakların hürriyet mücadelesinin 19. asrın 501i

 

yıllarında bitişi, bundan sonra 1916 yılma kadar

 

çarlık hükümetinin Kazakların ayaklanmalarına

 

fırsat vermemesi, Kazak edebiyatında, "zar-

 

zaman" akımını doğurdu. Şortanbay Kanaev

 

(1818-1881) ile başlayan bu akımın konusu, elinden

 

silâhı alınan Kazak halkının bilekten yüreğe geçen

 

derdini terennüm etmek, iki yönden sömürülen

 

Kazakların zarını dile getirmek idi.

 

19. asrın ikinci yansında

 

H

 

zar-zaman

 

H

 

akımının izini

 

takip ederek, Kazakların cemiyet fikrinde, ona bağlı

 

olarak da edebiyatında

 

ft

 

ağartvw§ıhk" (aydınlatma)

 

akımı doğar. Bu akımın öncüsü, Kazakların bütün

 

Rusya'da tanınan âlimi ve demokratı, Çokan

 

Velihanov'dur. (1837-1865)

 

İlmi,

 

Rusların

 

Kadetskisi'nden (Anayasa Demokrasisi Kolordusu)

 

alan, Rus askerî subayı, Rusların ünlü yazarlarından

 

Fedor Dostoevskiy'nin, Apallon MaykoVun dostu,

 

halkçı ve demokrat Çokan Velihanov.

 

Velihanov'un yolundan giderek, Kazakları asrın

 

medenî imkânlarına kavuşturabilmek için gayret

 

sarfedeıı şahsiyetlerden biri de Ifeıray Âltmsarm'dir.

 

(1841-1889) Altınsarin, Kazakistan'da ilk "Rusça-

 

Kazakça" diye adlandırılan mektepleri açan kişi

 

olarak bilinmektedir.

 

Altınsarin'in açtığı mekteplerde Kazak Türkçesi, ilk

 

kez okutulur. İlk sınıflar için tahsis edilen okuma

 

kitaplarını Altınsarin, Rus harfleriyle ve eski

 

(kadim) Kazak dilinde hazırlar. Bu

 

?

 

Kazakların Rus

 

harflerini ilk kez kullanmalarıdır. Böylelikle daha

 

ilk sınıflarda Rusça ile karşılaşan öğrenciler, sonraki

 

sınıflarda Rusçayı öğrenmiş oluyorlardı.

 

Altınsarin, bir şairdir. Okullar için yazdığı kitapta,

 

yine kendisinin kaleme aldığı "Öner bilim bar

 

jurttar",

 

f!

 

Aııamfİ balanı süyüvi", "Balğoca Biy'difi

 

balasına jazğan lıatı

 

ff

 

?

 

"Jaz", "Jaz şıkkanda", "Özen"

 

adlı şiirleri, Kazak şiirinde Avrupa tarzı şiir türünde

 

yazılmışlardır.

 

Fakat, okutma, mektep açma, okuma kitaplarını

 

yazma gibi "aydınlatıcılık" işleriyle meşgul olan

 

Altınsarin, şairlik sanatını fazla gösteremedi.

 

öncelikle fikri,

 

31

 

ide"yi terennüm edip Kazak

 

edebiyatında yeni şiiri ilk defa ortaya koyan, Abay

 

Kunanbaev (1845-1904) olmuştur.

 

Çokan'ın, Ibıray'ın, Abay'ın Kazak halkının kaderini

 

düşünmelerinde bir olmalarına rağmen, Kazakların

 

sosyal ilerleyişini gösteren yollarında farklılıklar

 

olmamasına rağmen, bu üçünün birbirleriyle tanıştığı

 

Şortanbay Kanaev, (1808-1871),

 

H

 

Zar»zaman

 

H

 

şairi. Karkaralı yurdunda doğup büyümüştür.

 

Abay'ın okuduğu ve adını zikrettiği şairlerden

 

biridir.

 

PAÜ. Eğitim Fak. Derg. 1997

 

?

 

Sayı:2

 

Sayfa 3

 

veya birbirlerinin fikirlerinden faydalandıklarına

 

dair delil, şimdilik yoktur. Ibıray'ın

 

"Hrestomatiya" (okuma kitabı)lan, 19. asrın 70'li

 

yıllarında basıldı. Okuyucuyu

 

H

 

Bu okuma

 

kitapları ile Abay karşılaştı mı" fikrine getiren

 

bazı haller var, Ibıray'ın "Okuma kitabında

 

mevcut olan "Jaz", "Jaz şıkkanda" adlı şiirleri ile

 

Abay'ın "Jazğıturı", "Jazdı kün şilde bolğanda"

 

adlı şiirleri, tür, muhteva, yazılış tarzı

 

bakımından birbirlerine çok benzerler. Ibıray'ın:

 

Öner bilim bar jurttar (Hüner, bilim olan yurtlar)

 

Tastan saray salğızdı

 

(Taştan saray yaptırdı)

 

Ayşılık alış jerlerdeıı (Bir

 

aylık uzak yerlerden)

 

Közdi aşıp jumğanda

 

(Gözü açıp yumanda)

 

Jıldam habar aîğızdı

 

(Çabucak haber getirdi)

 

Mal isteytin jumıstı

 

(Mal işleyen işleri)

 

Ot pen suwğa tüsirdi

 

(Ateşle suya düşürdü)

 

şeklindeki şiiri ile Abay'ın "Hakimler elektriği

 

bulup, onu gök yüzünden parasız alıp dünyanın

 

bir kez dönüşünden şimdi karşılık almakta, ateşle

 

suya binlerce adam olmaksızın hizmet

 

ettirmektedir.

 

M

 

diyen hikmetli sözünü delil

 

gösterirler. Ibıray ile Abay'ın hemfikir olduğu

 

sadece bu konu değildir. Bütün Kazak halkını

 

aydınlatmada, da bu ikisinin fikirleri birbirine çok

 

benzer.

 

Birbirini görmeyen, tanımayan Çokan, ibıray ve

 

Abay'm aydınlatıcı fikirlerinin böyle aynı

 

istikamette ve aynı izde oluşuna baş sebep, elbette

 

onların aynı sosyal ve ekonomik ortamda

 

yaşamaları idi. Bu ortam, çarlık Rusyasımn

 

sömürü ortamı idi.

 

Şortanbay'ın:

 

M

 

Suwtübine kettin jurt

 

Taî tabılmas karmarğa"

 

veva

 

"Sözimbitti men boldım (Sözüm, bitti, ben oldum)

 

Endi şıkpas âügime" (Şimdi söylenmez hikâye)

 

deyişi, bazen gelecekten ümit beklenmediğini, halka

 

sömürülmekten başka yol kalmadığını ifade

 

etmektedir.

 

Halkı ezen, sömüren zalimlere Abay da canı

 

pahasına düşman oldu.

 

Abay, yurdunu sanata, bilime, tekniğe ulaşmak için

 

çağırıyor, onlara geleceği gösteriyordu:

 

"Enbek kılmay tapkan mal dâwlet bolmas

 

(Emeksiz bulunan mal baht getirmez)

 

Kardın suwı sekildi tez suwalar

 

(Karın suyu gibi çabucak erir)

 

Urlık, kuwlık, sumdıkpen mal jıyılmas,

 

(Hırsızlık, sahtecilik, haksızlıkla mal yığılmaz)

 

Ziyan şekpey kalmaysın onday isten

 

(Zarar görür kalırsın öyle işten)

 

Mal keter, ıııazafı keter, ar buyırmas

 

(Mal gider, sağlık gider, ar bulunmaz)

 

Emeksiz kazanılan mal için Abay şöyle der:

 

"Tamağı toktık (Boğazı tokluk)

 

Jumısı joktık

 

(İşi yokluk)

 

Azdırar adam balasın

 

(Azdırır insan oğlunu)

 

Abay'ın verdiği öğüt, "Kişi enbegin Jemew, kişi

 

akısın menşikienip ba.yim.aw. Öz künin öz enbegimen

 

körüw", yani başkasının emeğini yememek,

 

başkasının hakkını sahiplenerek zengin olmamak,

 

kendi ömrünü kendi emeğiyle sürmek"tir:

 

"Enbek kilsa.fi erinbey

 

(Emek çeksen erinmeden)

 

Toyadı karnın tilenbey" (Doyar karnın dilenmeden)

 

der Abay.

 

Topluma faydalı olan her iş ve emek zararsızdır,

 

makbuldür. Ona göre ekin yetiştirmek de, ticaret de,

 

devlet işlerini yürütmek de, çobanlık da bir emek ve

 

iştir.

 

Jalğa jür, jat jerge ket, mal tawıp kel

 

(Dağa yürü, yabana git, mal kazan gel)

 

Malili bolsa sıylamay tura aîmas el

 

(Malm olsa. hürmette geri kalmaz el)

 

(Su dibine gittin, yurt)

 

(Dal bulunmaz tutmaya)

 

PAÜ. Eğitim Fak. Derg. 1997, Sayı:2

 

Sayfa 4

 

diye akıl verir. Abay, halkı, böyle çalışan

 

adanılan sevmeye, saymaya, dostluğa çağırır.

 

Kişilerin hakkını yiyen haramzadelerden gerçek

 

insanlık, muhabbet ve dostluk beklenemez.

 

Çünkü:

 

Malğa dostın mum jok maldan başka

 

(Malla dost olanın maldan başka derdi olmaz)

 

Alarmda sara jok aldamaska

 

(A Idığında çare yok aldatır durur)

 

Tabısına tabınıp kalğaıı kağıp

 

(Kazancına tapınıp kalan)

 

Toyğanman kalğanın berse aîaşka

 

(Doyunca kalanını verse başkasına)

 

Mal jıyadı maktanın bildirmekke

 

(Malyığar gururunu bildirmeye)

 

Közge şukıp mal menen küydirmekke

 

(Göze batar mal ile yandırmağa)

 

Özi şoşka özgeni it dep oylar (Kendi

 

domuz, başkasın it düşünür)

 

Sorpa-suwmen süyekpen süydirnıekke

 

(Çorba.suyia, kemikle sevdirmeğe)

 

Abay, bu fikrini öğütlerini topladığı, sözlerinde

 

şöyle tamamlar: Onlar, kendisinde olmayan

 

malla alış veriş ederler, gönlüleri gökte, gözleri

 

asumandadır. Temizlik (namusluluk), akıl, ilim,

 

varlıktan, maldan kıymetlidir demezler. Mal ile

 

Alla.hu Tealâ'yı da almak isterler. Onun dini,

 

Allah'ı, halkı, yurdu, bilimi, namusu hep maldır.

 

Abay, fakire karşı merhametsiz., kendini düşünen

 

zenginlerle mücadele etmek gerektiği fikrini de

 

işler. Zamanının bu ekonomik ve siyasî halini

 

gören ve anlayan Abay, çalışan halkı bu halden

 

kurtarma çarelerini de düşünür. Ama bu

 

fikirlerini tatbik edecek devirde değildir.

 

Abay, bir müddet doğduğu yerdeki okulda eğitim

 

görür. Bu, Arap harfleriyle ve Çağatay lehçesinde

 

tahsil veren bir okuldur. Köylerinde o okuldan

 

başka bir okul olmadığı için Abay, daha sonraları

 

kendi kendini yetiştirmeye başlar. Bunun sıkıntısı

 

şiirlerinde de görülür:

 

" Jasımda ğılım bar dep eskermedim

 

(Gençliğimde ilim var diye hatırlamam)

 

Paydasın köre tura teksermedim

 

(Faydasını görüp araştırmadım)

 

İlimde, tahsilde geç kalan Abay; kendisinin mahrum

 

kaldığı ilim payını çocuklarına sunar:

 

"Adamdın bir kızığı bala değen

 

(İnsanın bir meraklısı çocuktur)

 

Balanı okıtıvvdı jek körmedim

 

(Çocuğu okutmayı yek (?) görmedim)

 

Abay, kendi zamanındaki Kazak edebiyatının iki

 

şeklini gördü:

 

1.Kazak edebiyatının ağırlığı olan folklorik edebiyat.

 

Kazak folkloru çok zengindir, Abay da bu

 

zenginlikten yararlanmıştır. Fakat sadece folklorla

 

Kazak millî edebiyatını kurmak olmazdı. Zira

 

edebiyatın millî tohumunu pişiren, yazılı eserlerdir.

 

2.Yazılı edebiyat. Bu edebiyat, Kazaklarda Abay'a

 

gelinceye kadar da vardı. Bu edebiyat, Arap harfli

 

Çağatay dilli edebiyat idi.

 

Halkı terakki yoluna koymada edebiyatı

 

lf

 

gerekli

 

vasıta" diye gören Abay, edebiyattaki şairlik

 

görevine Kazakların edebiyat dilini halka anlaşılmaz

 

gelen sözlerden temizlemek, kendi şiirlerini halkın

 

diliyle yazmakla işe başladı.

 

Abay, kendi eserlerinde sadece, dilinin anlaşılır

 

olması için gayret sarfatrrıedi, yazdığı bir şiirinde

 

maksadının ne olduğunu da şöyle izah etti:

 

Maksatlın til ustartıp öner şaşpak (Maksadım dil

 

bileyip (işlayip) hüner saçmak)

 

Nadanımı köziıı koyıp könlin aşpak

 

(Nadanın gözün koyup gönlün açmak)

 

Abay, Rus klâsik şairlerinin eserlerini Kazaklara

 

tanıtmak maksadıyla Krılov'un , Puşkin'in ,

 

Lermontov'un şiirlerini Kazak diline çevirdi.

 

Klâsik Rus şairlerinin Abay tarafından çevrilen

 

Kırılov, LA (1768-1844), Greklerin Ezop'u,

 

Fransızların Lafonten'i gibi Rusların ünlü fabl şairi.

 

Puşkin'in çağdaşıdır.

 

4

 

Puşk.iıi, AS. (1899-1937), Rusların en büyük şairi.

 

3

 

Lermotov, M.Y. (1814-1841), Rusların Puşkin'den

 

sonra gelen ünlü şairidir. Abay, onun şiirlerini çok

 

okumuş ve Kazak Türkçesine aktarmıştır.

 

LermotoVun, şiirlerinden başka "Bizini Zamanımızın

 

Kahramanı" adlı romanı, çeşitli destan ve yırları

 

vardır. Bu yırlarında şair, azatlık arzular.

 

PAÜ. Eğitim Fak. Derg. 1997, Sayı:2

 

Sayfa 5

 

şiirlerini Kazak halkı, Abay'ın şiirleri kadar

 

sevdi. Abay'ın başarıyla çevirdiği Tatyaııa ve

 

Onegin'in mısraları, Kazaklar arasında yırcılar,

 

şarkıcılar yoluyla ağızdan ağıza yayılıp halk

 

folkloruna mal oldu.

 

Haîkı ilerletmek için şiirlerini öğüt vasıtası

 

olarak kabul eden Abay, Kazakların yeni

 

(Çağatay lehçesinden uzaklaşmış) dilinde şiirler

 

yazmakla kalmamış, onlar arasında, şiir kültürünü

 

yükseltmeyi, yeni temalar, yeni türler, vezinler ve

 

kafiyeler bulmayı gaye edinmiştir.

 

Abay'a kadarki Kazak şiirlerinde sadece iki "tür"

 

(şekil) vardı. 4 mısralı, her mısraı 11 heceli,

 

kafiyeleri "a,a,b,a

 

M

 

şeklinde biten "kara ölen"

 

(eski, klâsik şiir); sıralanışında, mısra

 

kümelenişinde belli bir ölçü olmayan yedi heceli

 

şiir (jır)

 

Abay, halk edebiyatındaki bu iki şekli de

 

eserlerinde çok kullanmıştır. Ancak buna ilâve

 

olarak Kazakların şiir kültürüne yeni bir 1 İli şiir

 

tekniğini katmıştır.

 

Abay, Kazak şiirine yeni şiir teknikleri

 

getirirken, zamanındaki Rus şiirinin -Kazakların

 

nazın etme kuralına ters düşmeyen- tekniğinden,

 

özellikle de kafiyelerinden istifade etti. Meselâ

 

her mısraı 5,6,8 heceden ibaret şiirleri veya

 

kafiyeleri

 

l!

 

a,b,a,b" yahut

 

H

 

a,a,b,c,c

 

?

 

b

 

H

 

olan

 

şiirlerini Abay, Rus şiirlerine benzeterek

 

yazmıştır. Fakat Abay bu Rus şiiri örneklerine

 

tamamen teslim olmamış, Kazakların siîlabik şiir

 

kuruluşunu bozmamıştır.

 

Kazak şiirine, dörtlüğü (birimi), vezni (ölçüsü),

 

kafiyesi yeni İlli şiir tekniğini getirmekle

 

beraber Abay'ın, o tekniği Kazakların anlayışına,

 

zevkine, Kazak şiir kaidelerine uygun olarak

 

aldığını söylemiştik. Abay, Rusların şiir

 

tekniğinden yararlanmış ama onun ötesinde, Rus

 

ve dünya şiirinde olmayan teknikler de

 

bulmuştur. Bunların içinde nazım birimi, vezin

 

ve kafiyeden başka, bilhassa dikkati çeken üç

 

şekli söylemek gerekir. Bunlar:

 

1. "Sekiz ayak": Hece sayıları 5 veya 8 olan

 

mısraların karışımından meydana gelen toplam

 

sekiz mısralık şiir:

 

Alıştan serıııep

 

A

 

(Uzaktan sererek)

 

Jürekteıı terbep

 

A

 

(Yürekten sallayarak)

 

Şımırlap boyğa jayılğan. B

 

(Yavaşça vücuda yayılmış)

 

Kıyuwadan şawıp

 

C

 

(Uzaktan koşarak)

 

Kıysının tawı.p

 

C

 

(Uygununu bularak) Tağııiî jetip

 

kayırğan.

 

B (Tahtı bile deviren)

 

Tolğawı toksan kızıl til, D

 

(Türküsü doksan kızıl (keskin) dil)

 

Söylevinin desen özin bil D

 

(Söylerim dersen, kendin bil)

 

2.Altı veya üç heceli mısralar dan meydana gelen,

 

birimi 16 mısralı şiir:

 

Sırırıak kıp astına

 

A

 

(Keçe yapıp altına)

 

Bayının tokımın.

 

B

 

(Efendisinin tohumunu, at örtüsünü)

 

Otının basına

 

A

 

(A t eşinin b aşın a)

 

Töriniıı kokumu

 

B

 

(Baş köşenin çöpünü)

 

Büksitip

 

C

 

(Kokutup)

 

Bıksıtıp

 

C

 

(Yakıp tüttürüp)

 

Koksıtıp

 

C

 

(Saçıp dağıtıp)

 

Keltirdi.

 

D

 

(Getirdi)

 

Osının bârimen

 

E

 

(Bunların hepsiyle)

 

Köüilde inini jok

 

F

 

(Gönülde kötü tarafı yok)

 

Jüziniiı nârimen

 

E

 

(Yüzünün ahyla)

 

Boyının sırtı jok

 

F

 

(Boyunun kusuru yok)

 

Bükşiyip

 

G

 

(Kamburlaşıp, eğritip)

 

Seksiyip

 

G

 

(Yakışıksız görünüp)

 

Tüksiyip

 

G

 

(Sertçe, soğukça bakıp)

 

Öltirdi

 

D

 

(Öldürdü)

 

3. Abay'ın çok zor kurduğu, mısralarının hece sayısı

 

değişerek gelen fakat belli kuralları olan, birimi 12

 

mısralı şiir:

 

Sen meni ne etesin

 

A

 

(Sen beni ne edersin)

 

Meni tastap

 

B

 

(Beni bırakıp)

 

PAU.

 

Eğitim Fak.

 

Derg. 1997,

 

Sayı:2

 

Savfa 6

 

ii I

 

H

 

-]ıria\ cî

 

\ «enoe"» ^a* u Kez

 

böîs«

 

^ „- 3. -.

 

Ü C

 

\ ^ia>ckte 59 ^xi^

 

edalar

 

Atuy. şit^e 10 3 aş I an nete iSiek duy a. \e «■* yaşitıcia

 

be.ıiey dek- (Scâî,paı^îe-:sk) ckuician ko> j>, e

 

dörıdükî^ıi sonra \2zni0ya t-clar F?k;;t Y

 

l

 

yaşı ada

 

lE82de -ve'y? Sortordi''

 

1

 

adh şiirine kacî^^v!

 

şı^'ienıi^ı ancak braznıı saklamış, diğerler* r.ı

 

muhafaza etmemiştir.

 

\

 

O

 

,

 

A

 

sal si a oy ta

 

t

 

ısı

 

 

l

 

Zts

 

Ko^

 

1

 

korse sözmadı

 

sol alsa"

 

,6 y 6:S' /•

 

^ g iect^p h;r<îk *n -.bay, "Bu gelecek zar^^adu

 

°

 

!

 

r#ı>e gözünü önündeki

 

i I

 

!

 

J

 

ümitti sâwie etip köz, kop kadalğan

 

(Ümidi ışık edip göz, çok bekleyecek)

 

diyerek bir ümidi sisler altında görür. Bu zaman,

 

gelişme zamanıdır.

 

6 ^ * -

 

^

 

S

 

^

 

G

 

- ^ f < » k ı \

 

î s

 

i ^ » « a b - ı F v ı ı n i b

 

1

 

"

 

Î

 

Abay'ın yazdığı şiirler, kendisi hayattayken elle

 

çoğaltılarak yayılmıştır. Abay şiirlerini içine alan

 

dergi (risale) ilk kez 1909'da neşredilmiştir.

 

Abaydın eserleri, ilk defe 1911'de başka dıliere

 

çevrilmiştir. B

 

E

 

yılda, Moskova'nın Lazarev adındaki

 

doğu dillen enstitüsünün "Aş-Şarkiyat

 

ff

 

adıyla

 

çıkardığı dergide Abay'ın bir şiiri çevrilip Rusça

 

olarak basıldı, Bundan, sonra Abay'ın seçme şiirler

 

kitabının Moskova'da. "Goslitizdat" vasıtasıyla Rusça

 

olarak neşri, 1940 yılına rastlar. Bu yayımlardan

 

sonra Abayı çok uluslu Sovyetler, daha iyi

 

tanımıştır.

 

Bundan yüz eîlı yıl önce en ünlü şairlerden biri olan

 

Abay'ı doğurduğu için bu günkü bahtlı Kazak halkı,

 

övünç ve kıvanç duymaktadır,

 

S âb ir Mukanov, Âişmatı

 

^.od^j> %zib«l» j jıL er». ^-geni^n

 

1

 

n \c^ / Di

 

(

 

' ^'^ ,

 

:aa-ce keı d^ ^ 2a J cıaulu "ip -^gu. j-1-*

 

cg :, nıe"»»

 

1

 

^, -t r, n^ snr br fi

 

J

 

L ^oc^gu

 

() t, ı '/ 1 r ^

 

l

 

'l

 

L^ n

 

Arman değen aşı sol,

 

(Arzu adlı acı bu)

 

Süyekke tiydi, kart edim

 

(Kemiğe dayandı, yaşlıydım)

 

PAÜ. Eğitim Fak. Derg. 1997, Sayı:2

 

Sayfa 8

 

 

simi

 

Ayttım selem, kalam kas

 

(Selâm verdim, kaleni kaş)

 

Sağan kurban mal ben bas

 

(Sana kurban mal ve baş "can

 

ff

 

)

 

Sağınğannan seni oy lap (Seni

 

düşünüp özlerim) Keler közge

 

ıstık jas (Gelir göze sıcak yaş)

 

Asıl adanı aynımas

 

(Asıl adam değişmez)

 

Bir betinen kaynlmas

 

(Doğruluktan vazgeçmez)

 

Körmesem de korsem de

 

(Görmesem de görsem de)

 

Köiıiİim senen aynî mas

 

(Gönlüm senden ayrılmaz)

 

Közim jatka karaıııas

 

(Gözüm başkaya bakmaz)

 

Jat ta mağan jaramas

 

(Başkası bana yaramaz)

 

Tar tösekte tösindi (Dar

 

döşekte göğsünü) İysker

 

me edim jalanas (Koklar

 

iniyim yalınız)
  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    980668 Ziyaretçi