KASSANDRA DAMGASI-ROTŞİLT KAVRAMI

 

ROTŞİLT (ROTHSCHILD)KAVRAMI

04.07.2006 acikistihbarat.com/SERDAR KURU

 

Sevgili dostlar, uzunca bir süre sonra yeniden beraberiz ve hiç geciktirmeden hemen kaldığımız yerden devam ediyoruz. Medyamızda çıkan haberlere göre Dünya para babaları liginde rakipsiz şampiyon ilan edilebilecek ve siz daha nefes almadan yüz milyarlarca doları dünyanın bir ucundan öteki ucuna gönderme yeteneğine sahip Yahudi asıllı Rothschild ailesi Türkiye'de resmi bir ofis açıyormuş. Her komplo teoricisinin en az birkaç yazısında isminin geçmesi farz olan bu garip ama fena halde zengin aile bizim güzel vatanımızda bir ofis açıyorsa gözlerimizi dört değil sekiz açmamızın ve yemeyi içmeyi bir kenara bırakıp uykuyu da günde iki saate indirip var gücümüzle bu ofisin ilerideki faaliyetlerini
seyretmeye koyulmamızın vakti gelmiştir.
--------------------------------------------------------------------------------
Bu
tutuşmuşluk hali nedir diye sorarsanız Rotshchild
külliyatından birkaç parça bilgi verelim de halimizin
sebebi daha iyi anlaşılsın. 1744 doğumlu Mayer
Amschel Rothschild isimli Alman Yahudi'sinin kurduğu
bu para ve güç hanedanı aradan geçen yüzlerce yıldan
beri tüm dünyada tarihin her köşesine adını yazdırmış
ve her yazdırdığında da birkaç devleti ortadan
kaldırmıştır. Frankfurt'ta bir Yahudi gettosunda doğan
kurucu büyük dede Rotschild beş oğlunu dünyanın beş
ayrı yerine yerleştirerek bu küresel para fabrikasının
temellerini de attı. Büyük servetlerinin mayası yani
ilk büyük voleyi vurmaları Napolyon savaşlarına
dayanır. Napolyon'a karşı savaşan İngilizlere ve onun
müttefiklerine yıllar süren savaşlar boyunca yüksek
faizli borçlar veren ve yaptığı her işlemden de deve
yükü komisyon alan Rothschildlar savaş bitip Napolyon
sürgünün yolunu tutarken aradan götürdükleri parayla
esas zaferi kazanmışlardı. İngiltere'nin savaş
zaferiyle çılgına dönmüş süslü asilleri aradan zaman
geçince bir de baktılar ki tüm ekonomilerinin sahibi
Rothschildlar olmuş. Rotschild ailesinin ilk emri
İngiltere'de bir merkez bankası kurulması ve
yönetiminin de kendilerine verilmesiydi. Yani
İngilizler kılıçlarıyla kazandıkları zaferden sonra
ceplerinden vurulan zincirle Rotschild kulu haline
gelmişlerdi. Nathan Rothschildın o günlerde söylediği
bir veciz sözün bugün hepimizin kulağına küpe olması
gerekir. İngiltere'nin başına kimin kral olarak
geçmesiyle ilgili bir soru sorulduğu zaman Nathan
Rotschildin cevabı aynen şu olmuştur " Üzerinde güneş
batmayan imparatorluğu yönetmek için İngiliz tahtına
hangi kuklanın oturacağı beni zerre kadar
ilgilendirmiyor. İngiltere'nin para ihtiyacını kontrol
eden İmparatorluğu da yönetir ve İngiltere'nin
parasının sahibi BENİM ! " Parasını kaptıran koca
imparatora bile böyle kafa tutabilenler acaba Türkiye
hakkında ne düşünmektedirler. Sahi ülkeyi cidden biz
mi yönetiyoruz yoksa paraya sahip olan ülkeye de sahip
olur tezi doğru mu. Yorum sizin. O dönemlerde
Rotschildler her tarafı posta güvercinleriyle
haberleşen muhbirlerle doldurmuştu ve devletlerden
bile daha iyi istihbaratları vardı. Mesela Waterloo
savaşı sırasında Tüm İngiltere savaşın sonucunu
beklerken bundan ilk haber alacakların Rothschildlar
olduğunu biliyorlardı. Tam o sırada Rothschildlar
İngiliz borsasındaki hisselerini satmaya başladılar ve
tüm İngiliz yatırımcılar aman Napolyon kazanmış diye
paniğe kapılıp satışa geçti. İngiliz borsası yerle bir
oldu ve hisseler tuvalet kağıdından ucuz hale geldi.
Ama aslında Napolyon yenilmişti ve bunu bilen
Rotschildler ufak hileleri sayesinde tüm kağıtları
beleşten toparlayıp zafer haberleri İngiltere'ye
ulaşınca yükselen borsadan tarihin en büyük borsa
vurgununu gerçekleştirdiler.

Rothschildlar oldukça da milliyetçidir mesela
soyadlarının anlamı "Kırmızı Kalkan" demektir ve aile
armaları da Kırmızı Kalkandır. Bu sembol o dönemlerde
Doğu Avrupa'da bağımsız bir Yahudi devleti peşinde
koşan devrimcilerin sembolüydü aynı zamanda. Bu
sebeple İsrail'in kuruluşunda da büyük emekleri vardır
hatta İsrail meclisi Knessetin inşaat parasını bizzat
ceplerinden çıkarıp vermişlerdir. Rotshchildlar
paranın ve gücün kazanılmasını artık bir aile içi spor
haline getirmişlerdir. Ufak bir örnek verelim 1987
senesinde Edmund Rotschild World Conservation Bank
isimli bir banka kurdu ve üçüncü dünya devletlerine
verilen tüm borçların tahsilatını buraya topladı.
Bankanın özelliği borç geri ödemesi yapamayan ülkelere
borçlarını toprak vererek ödeyebilme imkanı
vermesiydi. Son duruma göre bankanın bünyesinde üçüncü
dünya ülkelerinden alınan araziler sayesinde neredeyse
pek çok fakir ülkenin sahibi olacak kadar çok tapu
birikmiş. Rothschildlar sadece toprak değil değerli
hammadde koleksiyonu da yaparlar. 1995 senesinde atom
enerjisi uzmanı Dr Kitty Little adında biri ortaya
çıkarak dünyadaki uranyum yataklarının yüzde
sekseninin Rotschildların kontrolünde olduğunu
söyledi. Kısacası işlerini iyi biliyorlar.
Rothschildlar aslında Osmanlıdan beri ülkemizde
faaliyet içindedirler ve son özelleştirme furyamızda
da "danışmanlık" yapmışlardır. Aycell ve Aria
birleşmesi ve Telsimin satışı gibi icraatlarda
danışmanlar hep Rotschildlardı fakat ilk defa olarak
resmen bir büro açarak ülkemize girmeleri oldukça
ilginç. Bu büronun başına getirdikleri kişi ise çok
daha ilginç biri. Özal döneminde ülkemize giren
prenslerden biri olan sayın Dr Yılmaz Argüdenin
özgeçmişi Amerikan deyimiyle tam bir "başarı
hikayesi". IMKB borsasının kuruluşundan tutun
Türkiye'nin en büyük şirketlerine danışmanlığa ve 1991
senesinde Mesut Yılmaza Başdanışmanlığa kadar uzanan
ve buraya sığdıramayacağım kadar uzun bir kariyer
serüveni var. Bu başarının arkasında ise kuşkusuz iyi
eğitim gelmekte. Mesela Amerikan düşünce kuruluşu Rand
Corpun kurduğu okuldan yüksek başarılarla mezun olmuş.
RAND deyip geçmemek lazım 1946 da bizzat Amerikan Hava
Kuvvetleri tarafından kurulan ve daha sonra
"özelleşerek" bugün Amerikan Savunma Stratejisini
oluşturan en büyük kurumlardan birisi. Üyeleri
arasında Donald Rumsfeld, Condi Rice ve Amerikanın
Irak valilerinden Zalmay Halilzad gibi çok derin
insanlar bulunmakta. Hatta nötron bombasını icat
ederek insanlığa hediye eden Yahudi asıllı Samuel
Cohen bile eski bir RAND çalışanı. Bitmedi Sayın
Argüden kazanması öyle herkese nasip olmayacak eski
Amerikan başkanı Eisenhower adına kurulan vakıftan
burs kazanabilmiş bir insanımız. Eisenhower vakfının
yöneticisi ise eski Amerikan dışişleri bakanı emekli
general Colin Powell, vakfın mütevelli heyetindekiler
ise eski başkan George Bush, ve Henry Kissinger ve
gene Donald Rumsfeld. Eğitim her şeyin başıdır
demişler hele birde eğitiminiz böyle sağlam
yerlerdense kimse tutamaz sizi. Şimdi gelelim can
alıcı soruya. Sayın Argüden yönetiminde bir büroyla
Türkiye'ye direkt giriş yapan Rotschildların bu ani
ilgisinin sebebi nedir? Pek çok özelleştirmede
danışmanlıkla yetinen Rothschildlar acaba ne gibi
hamleler planlıyorlarki özel olarak bir büro açma
ihtiyacını duydular. Yoksa bugüne kadar gördüklerimiz
sadece bir giriş bölümümüydü ve esas "özelleştirmeler"
bundan sonra mı olacak. İlgiyle ve merakla
izleyeceğiz.

Sevgilerimle
Serdar Kuru

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    612389 Ziyaretçi