GENÇLİK

 

 

 


  1. dünyaca ünlü kırgız yazar cengiz aytmatov'un (şu an kırgızistan belçika büyükelçisidir kendileri) kısa ama ünlü romanı...
    orta başarıda türk sinemasına da uyarlanmıştır.. filmin başarısında kadir inanır ve türkan şorayın usta oyunculuklarının payı büyüktür..
    yazarın en ünlü romanı "toprak ana"dır, ki toplum içinde kütüphane v.b. yerlerde sla okunamamalıdır. zira gözyaşlarınızı tutamayabilir ve karşı masada oturan hazırlıktan bir arkadaşınıza rezil olabilirsiniz...
    (
  2. 1977 yapımı film imbd de en iyi türk film diye nitelendiriliyor.
    http://www.imdb.com/...

    ayrıca :; girl with the red scarf, the (1977) (international: english title)
  3. film müziklerini cahit berkay'ın yaptığı unutulmaz türk filmi klasiği.
  4. türkan şoray ve kadir inanır ın başrollerini paylaştığı duygusal bir film. kadir inanır kamyon şoförü türkan sultan ise aşık olduğu kamyon şoförü ile kaçan köylü kızdır. falan diye devam eder. filmin en sonu harikadır. kadın iki erkek arasında seçim yapmak zorunda kalır.biri aşık olduğu adam diğeri ise ona sahip çıkan ve emek veren adamdır. zavallı kadınım tabi ki aşkından vazgeçer ve herkesi ağlatır...
  5. hiç farketmez, her izlediğimde bir söze takılıp kalmama sebep olan film; sevgi emek ister...

    ayrıca kadir inanır ve türkan şoray bu filmde aşmışlardır.
  6. kadir inanır'la türkan şoray'ın ilk karşılaştıkları sahnede içinden konuşma olayının güzel bir örneği verilmiştir.
    (
  7. (bkz: boylumlama)
  8. ''-sevgi neydi?
    -sevgi emekti!'' repliğini hayatımıza katmış belkide 10. kez olmasına rağmen izlemek için çarşıdan eve koştuğumuz film!!
    (
  9. kamyonla gelin götürme sahnesi çalıntı olan film. o sahneyi bizim peder bey köyün birinde bizzat yaşamış.
    (
  10. büyük yazar cengiz aytmatov'un kırmızı eşarp isimli romanından beyaz perdeye aktarılan türk sinemasının yüzünü ağartan bir eser.
  11. türk sinemasında bir devrim ya da hiç değilse bir dönüm noktası niteliği taşıyan kült film. türkan şoray'ın da kadir inanır'ın da oyunculukları üst düzeyde, senaryo başarılı, yönetmen atıf yılmaz başarılı. henüz gorülmediyse, mutlaka görülmesi gereken filmdir kanımca.
    (
  12. dünyaca ünlü yazar (yaşarken yapıtları dünya klasiklerini giren yegane yazar)cengiz aytmatov'un öyküsünden uyarlanan ve bu ülkede türk filmlerine ağlayan anne babalarıyla dalga geçen yeni neslin boğazını düğümleten ve bi çoğunu ağlatan filmdir.yapılacaksa türk filmi böyle yapılsın dedirtir.her şeyiyle mükemmeldir; öykü:cengiz aytmatov
    yönetmen:atıf yılmaz
    oyuncular:kadir inanır, türkan şoray,ahmet mekin
    müzik:cahit berkay
    ........
    gelmiş geçmiş yapılabilecek en iyi türk filmidir
  13. aşk, sevgi, fedakarlık ve sorumluluk kavramlarını sorgulayan, unutulmaz film..
  14. tiyatro oyunu olarak sahneye konulması düşünülüyor. kadir inanır-türkan şoray ikilisi yerine kerem alışık-ipek tuzcuoğlu oynayacakmış yeni halinde.
    (
  15. imdb de kayıtlı türk filmlerinden biri. aynı zamanda kasım 2005'de sadri alışık kültür merkezi'nde tiyatro oyunu olarak sahneye konulacak eser. bilet fiyatları ise öğrenci 20 ytl, tam 25 ytl.
    (
  16. ikilemde kalınan diğer erkek için: ahmet mekin
    sarışın kadın için: hülya tuğlu
  17. başrolleri,replikleri,müziği,hikayesi,haklı sonuyla yer edinmiştir kalpte.ölmeden önce izlenmesi gereken on bir türk filminden biridir..
  18. sevgi kelebeğine kalsa türbanlı olup iki kişiyle birlikte olan bir kadın diye anlatacağı film
  19. açıkhavada,yere oturararak büyük bir perdede, sevgiliyle izlenilesi film..
  20. arif sağ da enstrumental olarak yorumlamıştır sazıyla.
  21. türk sinema tarihinin en iyi filmlerinden birisi olarak gösterilir.
    star da sık sık yayınlanır.
  22. kader bu mu lan dedirten, iç sızlatan diyaloglara sahip film

    "ilk kocası olduğunu bilseydim getirmiydim buraya? getirirdim, yaralıydı..."
    (
  23. hemen her filmde tuttuğu hatunu götüren
    ona buna sopa atan gıcık olduğum kadir inanırın
    bu filmde babayı alması da bana ayrıca bir keyif verir.
    bir de unutulmaması gereken bir etmen ver ki (bkz: ahmet mekin)
    (
  24. hayatımda izlediğim engüzel türk filmidir unutulmaz replikleriyle hafızamızda yer etmiştir
    sevgi nedir?sevgi emektir ama sonu istediğim gibi bitmemiştir bence sonunda aşk kazanmalıydı asya sevdiği adamla gitmeliydi
    edit:tekrar düşündümde filmin sonu tam olması gerektiği gibi emek veren kazanmalı aşk gelip geçici
    (
  25. bu kadar sewilmesine,çook kişinin hayran olmasına rağmen,orjinal afişinin ise hiçbiryerde bulunamadığı mükemmel filmmmmm...


  1. http://www.youtube.com/...

    not: filmden nefret etmeye başlayabilirsiniz, belki daha çok seversiniz bilemicem (bkz: ben bilmem beyim bilir)
  2. (bkz: sevgi emektir)
  3. -elini tuttum, sıcacıktı. yüreği elimdeymiş gibi...
    -elinden tutuversem benimle gelir mi?
    -seninim işte. alıp götürsene beni?
    (
  4. beni dumura uğratmış ve ağlama krizine sokmuş olan ortalamanın bayağı bir üzerindeki türk filmi
  5. (bkz: kırmızı kart gören futbolcu tripleri)
    (hansvoralberg, 03.03.2007 11:06)
  6. vurucu son sahne için
    http://youtube.com/...
    (saçmaladı yine bu, 03.03.2007 11:08)
  7. sevgi mi emek mi sorusunun irdelendiği duygusal yoğunluğu fazla bir kadir inanır-türkan şoray filmi.

    ayrıca ademin trenlerinde benzer konu incelenmiştir.
    (sobanın kenarına kıvrılıp uyuyan kedi, 03.03.2007 11:21)
  8. kardeş film için
    (bkz: dila hanım)
    (saçmaladı yine bu, 03.03.2007 11:34)
  9. üstüne söylenecek bir şey yok yalnız birkaç ilginç not;

    -filmin çevrilme fikri cengiz aytmatov'un kitabını okuyan türkan şoray'dan gelmiş,
    -aynı türkan şoray filmin sonunu değiştirtmek için baya kasmış,
    -filmdeki küçük samet aslında bir kız çocuğu imiş (bkz: elif inci).
    (ramjet, 25.03.2007 19:54 ~ 19:54)
  10. çekimleri sanılanın aksine türkiye dışında yapılmış türk sinema tarihinin klasiği sayılabilecek filmötesi. film kırgızistan'da çekilmiştir.
    (zizou, 25.03.2007 23:16)
  11. nefret ettiğim filmdir.

    bu filmin yönetmeninden de, ışıkçısından da; cengiz aytmatov’dan da, türkan şoray’dan da, kadir inanır’dan da; diğer tüm oyuncularından ve bu lanet, gerçekle alakası olmayan, kendini beğenmiş filme emek veren herkesten de ayrı ayrı nefret ediyorum.

    ortaokulda tanıdığım bir kız vardı. lisede beni sevdiğini söyledi ve sevgili olduk bir ay boyunca. götü kalkmış bir halet-i ruhiyede, ona karşı tamamen bir dallama oluverdim. sevgisini harcadım, gereken değeri vermedim ona. sonra başkasını buldu o, ona değer veren, onunla ilgilenen birini. üniversite birinci sınıfta en iyi arkadaşlarından biri oldum sonra. ona aşık oldum. anlattım sonra içimdeki herşeyi. cevabı kesindi. aşk neydi? aşk emekti. bunları söyledi bana. bense emek vermemiştim ona. sevgisini harcamıştım. tam ikibuçuk sene boyunca, aşk içinde, yaşamadım.

    ilyas’tım ben, ve kaybetmiştim...

    sonra başka bir kız çıktı karşıma. lisede 4 sene boyunca beraber olduğu sevgilisi onu bırakmıştı, nedensiz yere. kalbi acıyordu ve ona yardım etmek istedim ben. bir kısmını sırtlanmak istedim acısının. aşık oldum ona; hayalimdeki herşeydi ve onu harcamak istemiyordum, onun için emek vermeliydim. sonra beni sevdiğini söyledi, birbuçuk ay boyunca sevgili olduk onunla. zaman geçtikçe, unutamadığını anladı, anladım. onu belki sevecek, belki sevmeyecek birini beklemeyi bana tercih etti. bunları söyledi bana, ben de anladım.

    cemşit’tim ben, ve yine kaybetmiştim...

    aşk nedensizdir. hiç beklemediğiniz anda gelip kamyon gibi size çarpar ve yine hiç ummadığınız bir anda da sizi terkedebilir. ‘seviyorum çünkü..’ diyen kişi aşktan bahsetmiyordur artık. hoşlanmaktır o bahsettiği, alışkanlıktır, hayranlıktır; uyumdur belki. nedenlerin varlığıyla yokluğuyla alakalı değildir aşk...

    aşık olup sevilmek, mutlu olmak varsa kaderinizde, olursunuz; aşık olup üzülmek varsa, üzülürsünüz. duygunun yoğunluğuna tezat, bu kadar da basittir herşey...
    (kısaveacısız, 29.03.2007 23:21 ~ 23:23)
  12. 2007 istanbul film festivalinde gösterilecek olan atıf yılmaz filmi.
    (cecilia, 29.03.2007 23:40)
  13. yakın zamanda dvd formatında da piyasaya çıkmıştır.
    (pseudonym, 31.03.2007 13:56)
  14. günümüzde kendilerini hiç umursamayan hatta aşklarını yerden yere vuran insanları hala taparcasına seven ve peşinden koşmaya devam eden kimselerin öykülerinin anlatıldığı dizilere, filmlere inat belki "aşk"ın değil ama "gerçek sevgi"nin anlatıldığı mükemmel güzellikteki film.

    hiç bir aşk sonsuza dek sürmez, henüz yaşanmamış olanlar hariç; ve aşk bittiğinde, sevgiye de dönüşmemişse eğer elinizde hiç bir şey kalmaz. sonsuza dek sürecek olan ise sevgidir, çünkü sevgi emektir, sıcacık bir eldir bazen avucumuzda hissettiğimiz. kalbimizde hissettiğimiz güven hissi, karşınızın gözlerinde gördüğünüz mutluluk pırıltısıdır.

    filmin sonunda ilyas kaybetti, cemşit kazandı. ama ilyas kazansaydı eğer cemşit yine de kaybeden olmayacaktı. zira sevgide kaybeden yoktur.

    seviyorum seni "selvi boylum al yazmalım".
    (skyish, 14.04.2007 14:11)
  15. (bkz: son bakış)
    (sorunsal, 10.05.2007 09:47)
  16. çocuğun öz babasını değilde ona emek veren "baba"sını seçmesiyle türk sinemasında klişeleşmiş " baba - oğul / kendi kanından olan seni çeker" imgesini yıkmıştır.
    (the girl with red hair, 10.05.2007 15:36)
  17. sevgi ile emeğin çatışmasını anlatan film.
    (sdr, 06.06.2007 18:43)
  18. her izleyişimde gözyaşlarımı tutamadığım,içimde bir yerlerde birşeylerin cız ettiği ve tekrar tekrar sevgi emek ister diye onayladığım film..sevginin kuru kuruya bir bağlılık,bir abartıdan ibaret olmadığının; yaşatılması için paylaşımlara gerek olduğunun,çaba sarfettikçe gerçek kılınıcağının en güzel ispatı..hakkını vermeden sevmek olmaz.. dilin sölediğine aklın inanması; insanın seçimlerinin bu sevgiye can vermesi gerekir..
    (delilergibiözledim, 06.06.2007 19:01)
  19. öztürk adlı şahsın vasiyet adlı şarkısının giriş kısmında müziği kullanılan filmdir.
    (portakalda vitamin, 13.06.2007 16:47)
  20. candır.geçici olduğu çok aşikar olanı değil kalıcı olanı yüceltir.alabildiğine realisttir.
    (kabelebeyse, 02.07.2007 23:16)
  21. ortalamanın çok üstünde olan bir türk filmi ;

    filmin en önemli repkliklerinden biri:
    "elveda selvi boylum,elveda al yazmalım,elveda asya'm,kadınım...bitmemiş türküm benim..."
    (varolmayan şövalye, 03.07.2007 00:02)
  22. sevgi neydi ?

    sevgi emekti...


    işte bu cümleyle olayı kopartmış bir filmdir.
    hatta ;
    "of be cahit berkay , böyle de film müziği yapılır mı ?" dedirten bir müziğe sahiptir.
    (nervikan, 03.07.2007 00:32)
  23. clint eastwood ve meryl streep in bridges of madison county isimli filmiyle benzer öğeler taşıyan, hüzünlü ve yaralayıcı öyküsüne rağmen bir şekilde o al yazmalı olmayı arzulatan, selvi boyluyu aratan, naif film.
    (labarba, 03.07.2007 00:38)
  24. güzel filmdir, etkiler insanı...
    lakin şiirsel olacağız diye işin boku çıkartılmıştır.
    (noluyoruz yahu, 03.07.2007 18:02)
  25. 50 bin kere izlenebilecek ender türk filmlerinden biri.
    yoğun, naif, ve çok etkileyici...

 


  1. hayatımızı kaydıran filmlerdendir. "sevgi emek ister" cümlesiyle güm diye kalbimizin tam ortasına inen bir yumruktur. öylesi acıtır, öylesi sarsar bu film. bazı filmler zincirleme reaksiyona sebep olur, insan evde otururken bu filme yakalandığında (evet, çünkü filmi siz yakalamazsınız, bu film öyledir ki siz ona yakalanırsınız, kaçamazsınız) kalkar arkadaşını arar " bak, tvde film var..." der ve cevap kesindir: "ben de onu izliyorum şimdi...hırk..snıf.." en neşeli manik kişiyi bile derin kederlere aşırıduygu boşluklarına atar bu film. tehlikelidir, kütüğü bile insana çevirebilir.
    (sirona, 30.08.2007 12:37)
  2. yurt odalarının sonuçlanamayan, üzerinde fikir birliğine varılamayan tartışmasının konusu, bir ikilemin dile gelişidir selvi boylu al yazmalı asya'nın duygu dünyasını ve tabi seçimini anlatan film.

    ilk gençlikte sıkı bir ilyas fanatiğiyken, yaş ilerledikçe ilyas lardan hayır gelmediği aksine acı çekildiği anlaşılınca yavaş yavaş cemşit'e hayran olunmaya başlanır. ama cemşitler ne kadar iyi olursa olsun bir yanı da hep ilyaslarda kalır insanın. yirmili yaşların sonuna doğru gelirken artık cemşitlerle ilyaslar birbirine girmiş kimin kim olduğu anlaşılmaz olmuştur. böylece bırakırsınız bir film üzerinden hayatınızı şekillendirmeyi. büyümek böyle birşeydir herhalde diye düşünürsünüz bir pazar akşamı kanal gezerken rastlayıp, taraf tutmadan izlediğinizi farkettiğinizde.

    ne oldu acaba sonra, asya vermek zorunda kaldığı kararın altında ezilip kendini samet ve cemşit e mi adadı yoksa kendi acıları içinde kıvranıp sevdiği ama aşık olmadığı, olamadığı bir adama vefa borcunu mu ödedi hayatının geri kalanında?

    erkekler için aşk ile sevgi ayrı şeyler değildir, bunları kadınlar uydurur demişti bir arkadaşım vaktiyle.yaşadıkça öğreniyor insan aşk ile sevgi farklı imiş, sevdiği adama aşık olmayabilirmiş de insan, aşık olduğu adamı illa ki severmiş.

    her ne kadar hataları boyunu aşmış olsa da ilyas'ın, o son sahnede terkedilmesi, cemşit'in iyiliği altında ezilmekten bin kat daha çok acı vermiştir bir neslin genç kuşağına. bir yanı hep ilyastadir yine de kız çocuklarının.
    (bilginsel, 18.11.2007 21:40 ~ 21:45)
  3. nasıl bir güzelliktir ki yüzüne annesinin sürdüğü karayla bile bakılası bir güzellik olan asya ile ağır abiliğinden sıyrıldığı anlarıyla güldüren ilyasın aşkını, fedakarlık vurgulansa da deliliği, vurdumduymazlığı ama sonunda mantığın nasıl da baskın geldiğini anlatan, ağlatan film.
    (heidi, 01.12.2007 09:14)
  4. her zaman zevkle ve tekrar tekrar izlediğim film, hem de ağlama krizleriyle.

    masum bir aşkın başlangıcı, bir ritüeli andıran yangın yeri gibi bekleyişler, yaşamın cilveleri, emeğin hak edişe nasıl yakıştığı, kazanılmış olanların edinilmişe 5-0 lık galibiyeti, sevginin gücü ve aşkın yaptırdıkları...
    (özlemce, 01.12.2007 17:27)
  5. sevgi emektir lafını hafızalarımıza kazıyan filmdir. son derece başarılı bir film olmasını iyi oyunculuklar kadar sevgiyi bu kadar rahat bir biçimde sorgulaması ve bunu yaparken entel ya da arabesk yaklaşımlarda bulunmayarak, tamamen içten bir anlatımla herkesi içine almasına borçludur.
    (pruebelle, 01.12.2007 20:39)
  6. tavsiye üzerine ilk defa pazar günü kanal 7'de izlediğim film. söylenilene göre bu kanal her hafta gösteriyormuş bu filmi. tabi ilyas'ın kör taklidi yaparken asya'nın göğüslerine dokunması ve dilek hanım'ın evde ilyas'ın çıplak göğsünü öpme kısımlarını sansürleyerek!

    daha önce izlemememin nedeni klasik bir türk filmi olduğunu düşünmemdi. değilmiş, çünkü bu romanı o zamanki sovyet rusya'da yaşayan aytmatov yazmış. eleştirmek için söylemiyorum ama türkiye'de yazılmadığı belli:

    - filmdeki herkes sovyet rusya'nın egemen işçi ve köylü sınıfından
    - asya yüzünden ilyas'la cemşit arasındaki rekabet centilmence sürüyor ve sona eriyor, tatsızlık çıkmıyor
    - asya sokakta kalınca bizde asla görülmeyecek bir biçimde yabancı bir erkeğin yanına sığınıyor
    - sonu beklenmeyen, istenmeyen bir şekilde bitiyor

    meraklısına notlar:

    “selvi boylum al yazmalım”ın beyazperdedeki serüveni; türkan şoray’ın kırgız yazar aytmatov’un eserini okumasıyla ve ardından atıf yılmaz’a önermesiyle başlar

    yapımcı arif keskiner, aytmatov’un övgüler alan öyküsünü, beyazperdeye uyarlamak ister ve aytmatov’dan istediği izne yanıt çok geçikmeksizin gelir; “ben filmi çekildikten sonra izlemek isterim.”

    film için mekan; adana ilinin osmaniye ilçesi olur.

    film için aranan çocuk oyuncunun bulunuş hikayesinden ziyade hazırlık aşaması oldukça ilginçtir. bilal inci’nin o zamanlar adana’da yaşayan kızı elif inci; asya (türkan şoray) ile ilyas’ın (kadir inanır) oğlunu oynayacaktır. saçları kesilip siyaha boyanan elif inci, filmdeki samet karakterine bürünmüştür; her ne kadar bir oğlan çocuğuna benzetilse de o anılarından, “inanır’a beş yaş aşkıyla bağlıydım... sahnem olmasa dahi aralarında olmak için ağlardım...” der.

    alışılagelmişin dışında bir bulacak olan senaryo için tartışmışlar başlamıştır. türk seyircisinin asya ile ilyas’ı filmin sonunda bir arada görmek isteyeceği konusunda ısrarlı olan türkan soray’ı, atıf yılmaz’ın hikayeye sadık kalarak sonlandırdığı filmle; taşkent’ten övgüyle döner.

    1000 adet, allı pullu al yazmayla; taşkent film festivali’ne katılan ekip, hem aytmatov tarafından ayakta alkışlanır hem de “en iyi kadın oyuncu” ödülünü alır.

    türkan soray’ı tijen par, kadir inanır’ı pekcan koşar, ahmet mekin’i kamuran usluer, ihsan yüce’yi kamuran yüce, erol batıbek’i zafer önen, hülya tuğlu’yu göksel kortay seslendirmiştir.

    aldığı ödüller:

    mayıs 1978’de taşkent film festivali’ne katılır, türkan şoray “en iyi kadın oyuncu” ödülünü alır.

    1978, 15. antalya film festivali’nde “en iyi 2. film”, “en iyi yönetmen ve “en iyi görüntü yönetmeni” ödüllerini alır.

    1970-80 arası video sinema dergisi adına, 44 sinema yazarının katıldığı “en iyi 10 türk filmi” soruşturmasında 7. oldu.

    1975-1984 arası video sinema dergisi adına, 29 sinema yazarının katıldığı “en iyi 10 türk filmi” soruşturmasında 5. oldu.

    2003 ankara sinema dergisinin düzenlediği, o güne kadar çekilmiş “en iyi 10 türk filmi” sıralamasında yer aldı.

    http://www.tulumba.com/...
    (maximus, 06.02.2008 23:17)
  7. türkan şoray'a, belki de asya'ya demeliyim, beni meftun eden film olmuştur..
    ve bir de; sevda demiştik ya hani bir keresinde, "ben bu köyde doğmuşum, bu köyde ölmek isterim" demektir diye..
    işte bunun filmidir selvi boylum al yazmalım..
    (acibadem, 15.04.2008 00:09)
  8. --- alıntı ---
    -sevgi neydi?
    rüzgarda sallanan yaprak?...çoşkun akan ırmak?...cama çarpıp dağılan yağmur damlaları?...
    . . .
    -sevgi emekti...sevgi sıcacık bir dost eliydi...gün gelir yapraklar kurur düşer...çoşkun akan ırmak durulur...güneş açar yağmur damlaları giderdi...
    --- alıntı---

    sevgi, aşk bu muydu hakikaten? madem buydu neden ağlıyordu asya filmin sonunda yanında samet ve cemşit ile giderken ağır ağır? neden aklı halen ilyas'da idi? ya gözleri, gözlerinde o kadar yaş varken...
    aşk neydi hakikaten? sevgi neydi? emek miydi gerçekten?

    --- alıntı ---
    elini tuttuğumda sıcacıktı eli, sanki yüreği elindeymiş gibi....
    --- alıntı ---

    hangi emek bu duyguyu hissettirir ki insanda? ama serde analık var sonuçta. . .aşk da biter o noktada, sevgi de...
    (kaldırımmühendisi, 14.06.2008 12:11)
  9. bitmemiş bir filmdir.
    (dendelis, 19.06.2008 13:07)
  10. sevgiyle aşkı çarpıştıran film. bir de aşkın kazanmasına endeksli filmlere alışkın türk sinema izleyicilerini ters köşeye yatıran film olmuştur kanımca. zira yeşilçam filmlerinde, esas oğlan/kız asla kendine emek vereni seçmez.. adına da sevgi demez zaten bunun.. emek veren yardımcı şahıs sürekli sap gibi bırakılır bu filmlerde..esas oğlan ile kız ise emek vermek şöyle dursun, sürekli bir yanlış anlama, trip atma, anasından emdiği sütü burnundan getirme v.b. atraksiyonlar halindedir. tüm bunlara karşın yine de aşık olunan esas oğlan/kız seçilir filmin sonunda..emek-memek hikayedir.

    "vücutların çekimi bir bitsin, yaşınız vursun bi 50'lere 60'lara, saçlar ağarsın, tip kaymaya başlasın, o zaman görecem ben sizin aşkınızı" diyesim gelir bu filmlerin sonunda..ama bu film öyle mi ya? cemşit 80'nine de gelse kaybetmeyecektir sevdiceğini..zira emekçidir cemşit..gözünü sevdiğim..
    (karlar kraliçesi, 23.06.2008 14:10 ~ 17:39)
  11. ''samet'' i canlandıran çocuğun bir erkek olmadığını, onu bilal inci'nin kızı elif inci'nin canlandırdığını öğrendiğimde çok şaşırdığım ve sevginin ne olduğunu beynimize defalarca kazıyan bir flim.
    (selase, 14.07.2008 18:52)
  12. kadir inanır ın kamyonuyla da konuştuğu film. tırstım bir ara kamyon dile gelir mi diye de oha dedim artık.
    (dedirten başlık, 14.07.2008 18:55)
  13. http://video.google.com/...
    (maximus, 04.08.2008 08:06)
  14. insanlık tarihi boyunca sayısız kez dinlense de bünyede hep aynı etkiyi yaratacak bir müziğe sahip film.
    (gebesh, 04.08.2008 09:56)
  15. şu sıralar imdb 250 listesinde 224 üncü sırada olan türk sineması klasiği.

    http://www.imdb.com/...
    (undeadtr, 06.09.2008 00:47)
  16. "elini tuttum sıcacıktı, yüreği elimdeymiş gibi.."
    "seninim işte,alıp götürsene beni.."
    "sevgi neydi?sevgi,iyilikti,dostluktu,emekti..."

    (bkz: çok dertliyim be sözlük)

 

 

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    984297 Ziyaretçi