BEYAZ GEMİ HAKKINDA

 

 

Beyaz Gemi.. Cengiz Aytmatov..

mutasyon.net



Okumak uzun bir yolculuktur. Bir kez bu yolculuğa başlayan biri için, artık kimlerle ve hangi serüvenlerle karşılaşılacağı öngörülemez. Kitaplar... gizem ve mucize anlatıları, yalanlar ve hakikatler. Zaman akıp gitmekte ve hayatımız tükenmektedir. Okumak bu hayatı, salt seyircisi olduğumuz, akışını izlediğimiz, şu veya bu hedeflere koşulduğumuz ve çoğu kez tükenmesini beklediğimiz ve artık telafi etme şansına sahip olmadığımız hayatımızı yoğunlaştırır. Edilgenliği bükerek hayatın karşısında bir seyirci olmaktan bizi kurtarır. Vakit ya da para ... bunların bahaneler olduğunu hepimiz biliyoruz. Oysa sıradanlaşmaya karşı direnmek zorundayız . Geriye dönüp baktığımızda bir çölün boşluğuyla değil, bir serüvenin yoğunluğuyla ürpermeli yüreğimiz. Hayat aldırış etmez , gözlerimizin yaşına bakmaz , öyle ya da geçiverir. Ama geçen kendi hayatımızdır, kendi ölümümüzdür izlediğimiz. Bu hayat, okumayanlar için, ikinci sınıf bir hayattır. Ancak soy kafalar, iddiası ve davası olanlar, akıntıya doğru değil akıntıya karşı kürek çekmek, yani hayatı değiştirmek isteyenler, hayatı anlamak ve anlamlandırmak isteyenler çıkacaklardır bu yolculuğa.Çağa yön vermek isteyenler, tıpkı Kristof Kolomb gibi, Çıktıkları yolculuğun hiçbir yere varmayacak olmadığını bilirler. Yorulmayanlar için çünkü final yoktur. Bir koşunun bittiği yerde diğeri başlar. Onların ufku, gözlerinin erimiyle sınırlı değildir. Göçmen kuşlar gibi içgüdülerine koşullanmış değildir davranişları. Bilmenin heyecanı ve sıkıntısını ancak kitapların dolayımıyla hafifletebileceklerini, hem de ancak bu yolla zamanın saydam çıplaklığında bir iz bırakabileceklerini bilirler.Bilmek özgürleştirir hem, hem de sorumlu kılar. Ama insan da ancak sorumlu olduğu ölçüsünde insandır."

Ümit Aktaş, 'Okuma Serüveni' adlı kitabında okumaktan bahsederken yukarıdaki cümleleri kullanıyor. Okumanın güzelliğini, önemini daha güzel cümlelerle anlatamayacağımı düşündüğüm için yazıma bu paragrafla başlamayı uygun gördüm. Önümüzdeki aydan itibaren her ay 3 yeni kitap ve aylık dergilerin tanıtımlarıyla birlikte olacağız.

İlk yazımızda tanıtacağımız kitabın yayıneviyle ortak bir özelliğimiz var. Tanıtacağım ilk kitabımız aynı zamanda 'da' yayıncılığın da ilk kitabı. İki yıldır yayınlanmakta olan Diyalog Avrasya Dergisi 'nde olduğu gibi Da yayınlarının da amacı farklı kültürlere sahip ama aynı iklimin insanları olan Avrasyalı aydınların ortak sesi olarak beraberce konuşma ve düşünme , beraberce hissetme ve algılama ortamını sağlamak. Da Yayıncılık'a çıktıkları bu uzun ve zorlu ama bir o kadar da zevkli yayıncılık yolculuğunda başarı diliyoruz. Onlarda bunun farkında olmalılar ki yola ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un 'Beyaz Gemi'siyle çıkıyorlar.

"Oğlan dürbününü gölün görülebilecek en uzak köşesine yeniden çevirmişti ki, soluğu kesildi. İşte oradaydı! Birden herşeyi unuttu. Ta uzaklarda, Isık-Göl'ün maviş maviş ışıldayan yüzeyinde beyaz gemi yüzerek geliyordu. Bir sıra bacası olan upuzun, güçlü, güzel bir gemiydi bu. Gergin bir tel üzerinde yürüyormuş gibi yalpalamadan, dümdüz gidiyordu. Çocuk, dürbünün camlarını gömleğinin eteğiyle çabucak sildi, yeniden ayar yaptı. Şimdi daha iyi görüyordu gemiyi. Dalgalarda sallandığı arkasında beyaz köpükler saçarak yüzdüğü açıkça belliydi. Çocuk salına salına giden gemiyi büyük bir hayranlık içinde, gözlerini ayırmadan seyrediyordu. Elinde o güç olsa içindeki insanları görebilmek için beyaz gemiyi daha yakından geçirirdi. Fakat geminin, kendisinden hiç haberi yoktu. Nereden gelip nereye gittiği bile belli değildi; kuğu gibi süzülerek, ağır ağır geçiyordu. Geminin geçişi uzun sürerdi. Çocuk bu sırada balık olduğunu düşünür,ırmaktan aşağı yüze yüze gemiye dek varırdı..."

İşte 'adsız oğlan'ımızın Beyaz Gemi 'yle olan ilişkisi bu kadarcıktı. Ancak hergün Isık-Göl'e yakın bir tepeye turmanıp Beyaz Gemi 'yi seyretmesi için çok daha güzel bir sebebi vardı. Önceleri çok küçük yaşlarda ayrıldığı babasının Beyaz Gemi 'de çalıştığını hayal etmeye başlamış ve bir süre sonra buna kendini iyice inandırmıştı. Peki kim bu 'adsız oğlan'?

Hayatı kafasında yaşayanlardan O. Çünkü aradığı yok çevresinde. Özlemleri hayalleri Beyaz Gemi 'de , Boynuzlu Geyik Ana 'da yaşıyor. Problemlerini orada çözüyor, dertlerini onlarla paylaşıyor.

Hikaye yazılalı yaklaşık 50 yıl olmuş. Hikayenin sonunda 'adsız oğlan' kayboluyor. Aytmatov'un kitabın önsözünde belirttiği gibi 'adsız oğlan' yakında 50 yaşına girecek. O günden beri de kayıp ama aranıyor. O babasını bulamasa da kimbilir belki babası O'nu bulur.

Yazar Cengiz Aytmatov 'adsız oğlan' ve serüveninden Da Yayınlarının yayınladığı son baskıya yazdığı önsözde genişçe bahsediyor ;

"Beyaz Gemi 'deki 'adsız oğlan' , sadece benim yetiştiğim döneme mahsus bir tip değildir. Geleneğinden ve köklerinden kopartılmış nesillerin, dünyanın her tarafında yaşadıkları ve yaşayacakları büyük trajedinin kahramanlarından biridir. Dünyada her zaman vardı ve var olacaktır'adsız oğlan'lar. Ben Beyaz Gemi 'de bu kayıp nesillerin dramına işaret etmek istemiştim.

Devir değişti artık; Soğuk Savaş'ın sıcak günlerinde değiliz. Kaybolan adsız oğlanları aramak ve bulmak için bugün daha fazla şansa sahip olduğumuzu düşünüyorum. Tıpkı , Orta Asya başta olmak üzere dünyanın her tarafına yayılmış olan bir okul ağının yaktığı ilim ve irfan ışığıyla bu kayıp nesillerin şahsında benim adsız oğlanımın izini takip etmeleri gibi örnekler dünya üzerinde giderek çoğalmakta. Vatanlarından binlerce kilometre uzaklara gitmekten çekinmeyen ve oralarda pek çok fedakarlığa katlanmayı göze alan genç insanların varlığına şahit olmak, beni günün birinde 'adsız oğlan' ların olmayacağı ve tek tek bulunacakları bir dünya konusunda iyimserliğe sevkediyor. Yarım asır önce yazılmış bulunan Beyaz Gemi'nin bu arayışa tutulan bir ışık olması, en büyük temennimdir."

CENGİZ AYTMATOV

Ünlü Kırgız yazarı, çevirmen, gazeteci ve Politikacı. 12 Aralık 1928'de Kırgızistan 'm Talas Eyaleti 'ne bağlı Şeker Köyü'nde doğdu. Bişkek'de Veteriner Fakültesinden mezun Oldu. Yazarlığa 1952' de başladı 1959'da Kırgız Pravdası gazetesinde mııbabir oldu Povesti Gori Stepey (1962, Dağlar ve Steplerden Masallar) adlı öykü kitabıyla büyük ün kazandı. Kitap 1963'te Lenin Ödülü'ne Iayık görüldü. Bu ödül onu aynı zamanda enı genç Lenin Ödüllü yazar da yapmıştı. En önemli eserleri; Zorlu Geçit, Yüz Yüze, Elveda Gülsarı, İlk Öğretmen, Beyaz Gemi, Gün Uzar Yüzyıl Olur, Yıldırım Sesli Manasçı, Cengiz Han'a Küsen Bulut, Kıyamet ve en son çıkan Kassandra Damgası 'dır Eserlerini; Kırgızca ve Rusça olarak kaleme alan Aytmatov, eserlerinin çoğunda tema olarak aşk, dostluk, savaş döneminin acıları ve kahramanlıkları iIe Kırgız gençliğinin gelenek ve göreneklerine bağlılığını seçmiştir. Eserleri Türkçe'nin yanı sıra 150'den fazla dile tercüme edilerek milyonlarca baskıya ulaşan Aytmatov, 1958'de Kırgız Yazarlar Birliği Prezidyumu üyeliğine, 1962'de Kırgız Sinematografi İşçileri Birliği birinci sekreterliğine getirildi.

1966'da SSCB Yüksek Sovyet'i üyeliğine seçildi. 1967'de SSCB Yazarlar Birliği Yürütme Kurulu üyesi oldu 1968'de Sovyet Devlet Edebiyat Ödülünü aldı Son yıllarda politikaya da atılan Aytmatov Kırgızistan Meclisi'nde Talas Bölgesi Milletvekilliğinin yanı sıra Kırgızistan 'ın Benelux Devletleri büyükelçiliğini de yapmaktadır. Uluslar arası Cengiz Aytmatov Vakfı onur başkanlığının yanı sıra da (diyalog avrasya) dergisinin yayın kurulu üyeliğini de yapan Aytmatov uluslararası diyalog çalışmalarıyla tanınmaktadır.

Gelecek ay yepyeni kitaplarla buluşmak üzere.. Kitaplardan ayrılmayın.

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    612335 Ziyaretçi