AYTMATOV İLE SÖYLEŞİ-HERKESİN DEĞİŞMESİ GEREKİR-H.SETENAY İLHAN-YENİ ŞAFAK

 

 

Yeni Şafak ( 21 Ekim 2000 )

 

AYTMATOV  İLE SÖYLEŞİ


Havva Setenay İLHAN




Aytmatov: Herkesin değişmesi gerekir...

Akademi Fuarcılık tarafından Feshane Fuar Merkezi'nde düzenlenecek fuara, onur konuğu olarak katılmak üzere Türkiye'ye gelen dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'la, hayata bakış açısındaki değişiklikler ve eserleri üzerine söyleştik.


H.S.İ.:Türkiye'de Sovyet rejimi zamanında da, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra da en çok tanınan Orta Asyalı yazar oldunuz. Siz bunun nedenini neye bağlıyorsunuz?


C.A.:Demek ki ben o zaman da şimdi de insanlara yakın olmayı başarmışım. Eğer eserlerimde sadece SSCB döneminin sorunlarını ve baskılarını işleseydim kitaplarım buradaki insanlar tarafından bu kadar sevilmezdi. Bütün insanları ilgilendiren konulara değindiğim için şu anda halâ seviliyorum.


H.S.İ.:Eserlerinizde mitolojik kurgulamalar oldukça yer kaplıyor. Bunun özel bir sebebi var mı?


C.A.:Mitoloji edebiyat için çok önemli bir unsur. yazarların çoğu mitolojiye geçmişte kalmış olaylar olarak bakıyor. Fakat benim mitolojiye bakışım farklı. Ben tarihi bir bütün olarak ele alıyorum. Mitolojiyi ise, bizden daha önce gelenlerin bize bıraktığı miras olarak algılıyorum. Ve bu mirası biz şu andaki oluşmuş olan problemlerimizi çözerken kullanmalıyız. Çünkü tarihi ayrı ayrı değerlendirmek çok yanlış, tarihi bir bütün olarak değerlendirmemiz lazım. 'Cengiz Han'a Küsen Bulut' 13. yüzyıldan kalmış olan bir mitolojik hikayeydi. Ben bu mitolojik hikayeyi bugüne uyarlayarak bu zamanda yaşayan insanların hikayede geçenleri pekâla algılayabileceğini gösterdim.


H.S.İ.:Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla eşzamanlı olarak görüşlerinizde de değişiklikler olduğunu ve artık evrensel düşünmeye başladığınızı söylediniz. Son romanınızda bunu başardığınıza inanıyor musunuz?


C.A.:İnsanlar düşün dünyasında bir evrim geçirmek zorunda. Ben Kırgızistan'a ait bir yöreyi, oradaki insanların yaşantısını konu alan bir eser yazabilirim, bu çok güzel olur. Fakat zaman ilerliyor ve dünya değişiyor, bununla paralel olarak yazar da tekrarlamamak zorunda. Yazar, değişimi hissetmeli ve değişimi içinde kendisi gerçekleştirmeli. Son eserim "Kasandra Damgası" da diğer kitaplarımdan çok farklı bir eser.


H.S.İ.:'Evrensellik', 'küresellik' gibi kavramlar esasen Batı kökenli. Sizse Doğu'dan çıkmış en büyük yazarlardan birisiniz. Artık evrensel düşünmenizle birlikte eserlerinizde Doğu'dan yansımalar azalacak mı? Doğu'yu anlatmayı bırakacak mısınız?


C.A.:'Yerelli'ği ve küreselleşmenin beraberinde getirdiği 'evrenselli'ği aslında birbirinden ayırmamak gerekir. 'Evrensellik' ve 'yerellik' birbirini çok güzel bir şekilde tamamlamakta. Bir yazar istediği zaman iki kavramı da iç dünyasında barındırabilir. Ben bu ikisini beraber götürmeye kararlıyım ve Doğu'yu da yazmaya devam edeceğim.

 
H.S.İ.:Son romanınızdaki kahramanların hiçbiri hemen hemen yüzyüze iletişimde bulunmuyor. "Kasandra Damgası"nda, iletişim çağındaki iletişimsizliğin nedeni olarak medyayı mı görüyorsunuz? Romanınızda medyayı eleştiriyor musunuz ?


C.A.:Böyle büyük bir eleştiride bulunduğumu zannetmiyorum. Sadece şu andaki bizim hayat tarzımızı ve hayatımıza hakim olan unsurları yansıtmaya çalıştım.

 
H.S.İ.:Genellikle 'şiddet', 'cinsellik', 'hırs' gibi insanın egosuna hitap eden konular yerine toplumsal sorunları ele alıyorsunuz. Bir romancının toplumsal sorumluluğu olması gerektiğini mi düşünüyorsunuz?


C.A.:Dünyanın her ülkesinin vatandaşı yaşadığı ülkeye karşı sorumluluk taşımak zorunda. Ben de bir yazar olarak ülkeme karşı yerine getirmek zorunda kaldığım sorumluluklarımı bu yolla gerçekleştiriyorum.


Masal deyip geçmeyin
Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır diye boşa söylememişler. Cengiz Aytmatov iyi bir yazar olmasının arkasında büyükannesi Aymıkan Hanım'ın önemli rolü olduğunu söylüyor. Çocukken televizyon, radyo, gazete olmadığını belirten Aytmatov, ailesiyle birlikte sık sık yaylaya çıkarmış. Aymıkan Hanım, ona birbirinden güzel masallar anlatırmış ve anlattığı masalları Aytmatov'un ne kadar anladığını öğrenmek için tekrar ona anlattırırmış. Aytmatov'u yazmaya yönelten bir başka sebep ise onun yaşadıkları. Stalin zamanında babası öldürülen ünlü yazar, II. Dünya Savaşı'nın getirdiği yoksulluğu ve daha başka birçok zorluğu görmüş. Yaşadığı çilelerin kendisini olgunlaştırdığını belirten yazar, yaşadığı köyde bütün erkekler savaşta öldüğü için köyün tek erkeği olarak 14 yaşında köy başkanlığına getirilmiş. Aytmatov'u özellikle babasının öldürülmesi çok etkilemiş. Yazdığı eserlerin çoğunda yaşadığı olayları yansıttığını ifade eden yazar, şu anda "Cemile"den sonra ikinci aşk konulu kitabı olacak "Altın ve Kar"ı yazıyor.



  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    980470 Ziyaretçi